İçeriğe Atla Menüye Atla
RSS

Yayınlar

Sözleşmelerde Yabancı Dil Kullanımı 22 Haziran 2015
Günümüz ticari hayatında, tarafları Türk olan ve/veya Türkiye’de yürütülen iş veya projelere ilişkin sözleşme ve belgeler çoğunlukla yabancı dilde düzenlenmekte olup, hem İngilizce hem de Türkçe olarak hazırlanan belgelerde ise İngilizce metnin öncelikli olarak uygulanacağı kabul edilmektedir. Fakat söz konusu kabul, 10.04.1926 tarihinde yürürlüğe giren “805 Sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanımı Hakkında Kanun” (“Kanun”) ile bu konuyla ilgili Yargıtay’ın verdiği yakın tarihli kararlar dikkate alındığında anılan anlaşmaların tarafları için ciddi sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
[Devamı]
Sat ve Geri Kirala (Sale-LeaseBack) Yöntemiyle Akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmeleri 17 Haziran 2015
Finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler Türk hukukunda, 30 Eylül 1983 tarih ve 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 28 Haziran 1985 tarih ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu ile yasal zemine kavuşturulmuştur. 30 yıla yakın bir süre boyunca yürürlükte kalan söz konusu mevzuat, uygulamada ortaya çıkan sorunlar ve ticari hayatta karşılaşılan ihtiyaçlar da göz önünde bulundurularak, 13 Aralık 2012 tarih ve 6361 sayılı “Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu” (“6361 sayılı Kanun”) ile yürürlükten kaldırılmış ve finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin usul ve esaslar 6361 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
[Devamı]
Aile Şirketleri ve Yaşanan Hukuki Sorunları 04 Haziran 2015
Ticaret hayatında önemli bir yer teşkil eden aile şirketlerinin birçoğu, çoklu ortaklık yapıları, kurumsal yaklaşım yerine duygusal yaklaşımlar ve buna bağlı olarak yaşanan yönetsel sorunlar nedeniyle kurumsallaşamamakta ve maalesef üçüncü kuşağa devredilemeden ticaret hayatından silinip gitmektedir. Çoğu zaman aile şirketlerindeki çok başlılık, karar almada yaşanan tıkanmalar ve aile içi çekişmeler, bu şirketlerin ticari faaliyetlerinde modern ticaret hayatına ayak uydurmasını engellemekte ve bu sorunlarla boğuşan şirketin gelişmesini ve büyümesini engelleyerek onları kaçınılmaz sona doğru yönlendirmektedir.
[Devamı]
Belirli Süreli İş Sözleşmelerinde Kıdem Tazminatı Sorunu 04 Haziran 2015
Belirli süreli iş sözleşmesi sona erdiğinde işçiye kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunda İş Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında açık bir hüküm veya düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle sorunun çözümü için Yargıtay içtihatlarına başvurulmaktadır.
[Devamı]
İşçi Devir Türleri, Unsurları ve Aralarındaki Farklar 04 Haziran 2015
İş yaşamının bir gerçeği ve önemli unsurlarından biri olan işçi devirlerinin ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilmesi, söz konusu işçi devirlerine ilişkin doğabilecek risklerin ortadan kaldırılması açısından her işveren için önem arz etmektedir. Bu doğrultuda; Türk Hukuku’nda işçi devirlerinin hangi hukuki yollarla sağlanabildiği, devir işlemlerinin unsurları, birbirinden farkları ve devir işleme uygulanan yasal düzenlemeler İşverenler tarafından iyi anlaşılmalı ve olası riskler hesap edilirken bu konuya ilişkin tüm hukuki düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
[Devamı]
Başarı Ortaklığı: Kamu Özel Ortaklığı 20 Ekim 2014
Bir kamu kurumu ile bir özel şirketin, birtakım büyük yatırımların gerçekleştirilmesi ve ilgili servislerin tedarikleri için, yapım ve ifa risklerini özel kuruluşa dağıtarak ortaklık kurma metodu olan Kamu-Özel Ortaklığıdır ‘’KÖO’’ son yıllarda iş dünyasındaki en popüler konulardan biridir.
[Devamı]
Madencilik Faaliyetleri ile Kamu Yatırımlarının Çakışması Halinde Hukuki Çözümler 22 Ağustos 2014
Türkiye, maden çeşitliliği potansiyeli ile yabancı yatırımcıların da dikkatini çeken bir ülke olarak bilinmektedir. Ancak, 1985’te yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu’nda (“Kanun”) yıllar içerisinde birçok değişiklik yapılmasına rağmen madencilik sektörü beklenen gelişmeyi kaydedememiştir. Bu nedenle, Kanun’daki boşlukları gidermek ve maden sektöründeki problemlere ilişkin çözümler bulmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu suretle, Kanun’u önemli ölçüde tadil eden 5995 sayılı kanun 24 Haziran 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
[Devamı]
İzinsiz Madencilik Faaliyetlerinin Sonuçları 07 Ağustos 2014
Günümüzde inşaatlarda veya benzeri faaliyetlerde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan kil, kum, çakıl, kalker, kayaç ve agrega gibi malzemeler inşaat şirketleri tarafından satın alınmak yerine tarım arazisi niteliğindeki arsaların sahipleri ile anlaşma yapmak suretiyle doğrudan üçüncü kişilere ait arazilerden alınmaktadır. Ancak söz konusu malzemeler Maden Kanunu kapsamında maden statüsünde değerlendirildiğinden, söz konusu faaliyete ilişkin bir takım ruhsat veya izinlerin alınması gerekmektedir. Bir şirketin gerekli maden ruhsatını almaksızın üçüncü bir kişinin arsası üzerinden gerçekleştireceği madencilik faaliyetlerinin yaptırımlarının Maden Mevzuatı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve Medeni Kanun açısından değerlendirilmesi gerekmektedir:...
[Devamı]
Sözleşmenin Ayıplı İfası ve Ticari Satış Sözleşmelerinde Satıcının Sorumluluğu 10 Nisan 2012
Tarafların ticari bir işlemde karşılaştığı en önemli sorunlardan biri sözleşmenin ayıplı ifa edilmesidir. Sözleşmelerin çoğunda ayıplı ifanın sonuçları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen; bazı sözleşmelerde ayıplı ifadan doğan uyuşmazlıkları çözmeye ilişkin hükümlere yer verilmemiştir ya da mevcut hükümler uyuşmazlığı çözmek için yeterli değildir. Bu noktada taraflar mevcut durumu ele almak ve ayıplı ifa halinde haklarını ve yükümlülüklerini saptayabilmek amacıyla Borçlar Kanunu’na başvurmalıdır.
[Devamı]
Sayfalar: 1234567