İçeriğe Atla Menüye Atla

İşçinin Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Halleri Sebebiyle İşverenin İş Akdini Haklı Nedenle Derhal Feshi 17 Temmuz 2017

Bilindiği üzere, haklı nedenle fesih hakkı, dürüstlük kuralları gereği iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenemeyecek tarafa belirli veya belirsiz süreli iş akdini derhal feshetme yetkisi veren bir bozucu yenilik doğuran haktır. Sürekli borç ilişkisi yaratan iş akdinde ortaya çıkan bir durum nedeniyle taraflardan biri için bu ilişkiye devam çekilmez hale gelmişse bu durumda ilgili tarafın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği kabul edilmiştir. Bu anlamda, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceği haller 4857 sayılı İş Kanunu’nun (“İş Kanunu”) 24. Maddesinde, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceği haller ise İş Kanunu’nun 25. Maddesinde düzenlenmiştir.

İşveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshine imkân veren durumlar Kanun’da; işçinin sağlık sebepleri, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri, zorlayıcı sebepler ve işçinin tutuklanması başlıkları altında toplanmaktadır. Bununla beraber, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri sebebiyle işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkına ilişkin olarak özel düzenlemeler bulunmaktadır.  

İş Kanunu’nun 25/II maddesine göre, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları haklı nedenle derhal fesih nedenidir. Hangi hallerin bu nitelikte olduğu anılan bentte sayılmış ancak bu konuda bir sınırlamaya gidilmeyerek bentte sayılan davranışlar ile bunlara benzer hallerin de İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında haklı nedenle derhal fesih nedeni olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu bent hükmüne göre; işçinin işvereni yanıltması, şeref ve namusa dokunacak sözleri ve davranışları, cinsel tacizde bulunması, sataşması ve sarhoşluğu, doğruluk ve sadakate uymayan davranışları, işyerinde suç işlemesi, işe devamsızlığı, görevini yerine getirmemesi, iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malına zarar vermesi ve bunlara benzer durumlar işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları olarak kabul edilmiştir.

İş Kanunu’nun 26. Maddesinde derhal fesih hakkının kullanımı süre ile sınırlandırılmıştır. Buna göre; “24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz”. Bu anlamda, işverenin derhal fesih hakkını kullanmasına imkân veren bir durumun ortaya çıkması halinde bunu Kanunda belirtilen süreler içerisinde kullanması gerekmektedir. Aksi halde, fesih haklı bir nedene dayansa da haksız feshin hüküm ve sonuçlarını doğurur.

Bununla beraber, işverenin işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları sebebiyle haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabilmesi için, işçinin savunmasının alınmasına gerek olmadığı kabul edilmektedir. Zira İş Kanunu’nun 19. Maddesinde “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır” hükmedilmiştir.

Devamla, işveren tarafından İş Kanunu’nun 25. Maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi halinde işçinin ücreti ile yasadan ve sözleşmeden doğan para ve parayla ölçülmesi mümkün tüm menfaatlerinin tam olarak ödenmesi gerekmektedir. Ancak, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin derhal feshedilmesi sebebiyle işçinin ihbar tazminatı talep etme hakkı yoktur. Ayrıca, İş Kanunu’nun 25/II bendi sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshi halinde, 1475 sayılı Kanun’un 14/1 maddesi uyarınca işçi kıdem tazminatına da hak kazanmamaktadır.

Bununla beraber, işçinin feshe konu davranışları sebebiyle işveren herhangi bir zarara uğramışsa, İş Kanunu’nun 26/2 maddesi uyarınca işçiden genel hükümlere göre bir tazminat talep edebileceği düzenlenmiştir.