Borç Yapılandırma İşlemleri 25 Mart 2019
Ülkemizde son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle birçok şirket mali güçlüğe düşmüş ve bu nedenle borçlarının ifasında zorluk yaşamaya başlamıştır. Bu durum elbette ki söz konusu firmalardan alacaklı olan şirketlerin de para akışını ve dolaylı olarak mali gücünü olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle; uygulamada çoğu zaman borç yapılandırma sözleşmeleri / kambiyo taahhütleri imzalandığı ve bu şekilde firmaların borçlarının vadelerinin, alınan teminatların değiştirildiği / yenilendiği görülmektedir. Ancak maalesef, çoğu zaman detaylı bilgi sahibi olunmadan yapılan borç yapılandırma / taksitlendirme işlemleri firmaları daha büyük zararlara uğratmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 133. maddesinde; “(1)Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. (2) Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.
İlgili madde uyarınca mevcut bir borcu taksitlendirmek amacıyla senet/çek sunulması veya kefalet ve benzeri teminatlar alınması, açıkça düzenlenmedikçe borcun yenilenmesi anlamına gelmeyecek, bu doğrultuda önceki borcu ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenle eğer tarafların bu yönde bir iradesi varsa, bunun mutlaka ilgili sözleşmeye yazılması gereklidir.
Benzeri şekilde, mevcut durumda bir kambiyo senedine bağlanmış bir alacağa ilişkin ilave bir çek/senet alınması halinde söz konusu kambiyo senetlerinin teminat senedi olarak düzenlendiği kabul edilebilecek ve bu doğrultuda senetler kambiyo niteliğini yitireceğinden, kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takip yapılma kabiliyeti ortadan kalkabilecektir. Bu durum elbette ki söz konusu borçların tahsilini zorlaştıracaktır.
Ayrıca, bu şekilde yapılan borç yapılandırma işlemleri ile daha önceden muaccel ve talep edilebilir hale gelmiş olan borçların vadesi değiştirilmiş olacağından, yapılandırılan borcunu ifa etmeyen borçlu aleyhine başlatılacak hukuki süreçlerde borcun muacceliyeti tartışmalara neden olabilecektir. Bu doğrultuda; ilgili yapılandırma sürecinde bu husus ayrıntılı bir şekilde değerlendirilip düzenlenmedikçe, mevcut borçların tahsil kabiliyeti olumsuz şekilde etkilenebilecektir.
Tüm bu nedenlerle; mevcut borçların vadelerinin değiştirilmesi ve/veya teminata/kambiyo senedine bağlanması suretiyle yapılandırılması sırasında bu hususların mutlak suretle dikkate alınması ve ilgili sözleşme ve protokollerde bu yönde hükümlere yer verilmesi uygun olacaktır.
For English Version
http://www.kasaroglu.av.tr/en/Debt-Restructuring-Transactions

