Avukatlık Kanunu Madde 35/A Uyarınca Uzlaşma 22 Kasım 2019

Son dönemde ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle birçok şirketin ödeme güçlüğü içinde bulunduğu ve bu doğrultuda ürün ve hizmet tedarikçisi firmaların da alacaklarının tahsilatında sorunlar yaşadığı bilinen bir gerçektir. Bu noktada, alacağını ödemekte istekli olan, ancak buna ilişkin farklı bir ödeme takvimine ihtiyaç duyan borçlular ile alacağını tahsil etmek için uzun ve masraflı dava/takip süreçlerine girmek istemeyen alacaklılar için en güvenli yollardan bir de 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi uyarınca yapılacak olan uzlaşmadır.

 Söz konusu uzlaşma süreci, taraf avukatlarının katılımıyla gerçekleştirilmekte olup, hem imzalanan uzlaşma tutanağının İcra ve İflas Kanunu uyarınca bir mahkeme ilamı gibi icra edilebilirliğe sahip olması, hem de tarafları standart arabuluculuk ile dava süreçlerinin masraflarından kurtarması nedeniyle son derece tercih edilir bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır.

 5/A Uzlaşması Nedir?

 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi şu şekildedir:

 Madde 35/A- Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 38 inci maddesi anlamında ilam niteliğindedir.

 Maddeden de anlaşıldığı üzere; 35/A uzlaşmasının temel unsuru taraf avukatları olup, avukatların dâhil olmadığı bir uzlaşma sürecinin 35/A maddesi kapsamındaki korumalara sahip olması mümkün değildir. Bu nedenle; uzlaşma tutanağı her iki tarafın avukatı tarafından imzalanmadıkça bir 35/A uzlaşmasından bahsetmek mümkün olmayacaktır.

35/A Uzlaşmasının Diğer Uzlaşma Türlerine Göre Avantajı Nedir?

 Taraflarca, uyuşmazlığın çözümü hakkında mutabık kalınarak imzalanan tutanak veya sözleşme, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca icra edilebilen bir ilam hükmündedir. Yani, taraflardan birinin söz konusu uzlaşmanın koşullarına uymaması halinde; diğer taraf yıllarca devam edecek masraflı bir dava sürecine girmek yerine, elindeki uzlaşma tutanağını sanki bir mahkeme ilamıymış gibi doğrudan takibe koyabilecek ve bu suretle alacağını tahsil edebilecektir.

 Ayrıca, eğer uzlaşma dava açılmadan önce yapılmışsa, bu türdeki uzlaşmada tarafların maruz kalacağı tek masraf, taraf avukatlarına ödenecek olan hizmet bedeli olacaktır ki zaten söz konusu hizmet bedeli olası bir takip veya yargılamada maruz kalınacak bir masraf olup, tarafları ilave dava ve arabuluculuk masraflarından kurtarmaktadır.

 

35/A Uzlaşma Tutanağında Neler Düzenlenir?

 Taraflarca uzlaşma koşulları üzerinde mutabık kalınması halinde, bir tutanak/uzlaşma sözleşmesi imzalanır. Bu tutanakta genel hatlarıyla;

  • Tutanağın 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi uyarınca düzenlendiği,
  • Taraflara ve avukatlara ait bilgiler,
  • Tutanağın düzenlendiği yer ve tarih,
  • Tarafların iddia ve savunmalarının kısa özeti ve uzlaşmanın konusu,
  • Uzlaşma sonunda varılan mutabakat ve tarafların yükümlülükleri,
  • Tarafların her biri hakkında verilen karar ile taraflara yüklenen borçlar ve tanınan haklar,
  • Uzlaşma tutanağının, 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi uyarınca, 2004 sayılı Kanunun 38. maddesine göre ilam niteliğinde olduğu,
  • Uzlaştırma giderleri ile uzlaşma dava açıldıktan sonra gerçekleşmişse yargılama harç ve giderlerinin kime yükleneceği,
  • Uzlaşma müzakerelerine katılan tarafların ve avukatlarının imzaları,
  • Tutanağın kaç nüshadan oluştuğu ve taraflara ve avukatlara verildiği hususları yer alır.

 

35/A Uzlaşması Ne Zaman Yapılabilir?

 Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi, bu kapsamda yapılacak olan uzlaşmayı belirli bir zamanla sınırlandırılmıştır. Şöyle ki; ilgili maddede, “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda … müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler.” denmek suretiyle söz konusu uzlaşmanın ancak ilgili davanın ilk duruşmasından önce yapılabileceği düzenlenmiştir.

 Elbette ki duruşma başladıktan sonra da tarafların ve avukatlarının sulh görüşmesi yapmasına bir engel olmamakla birlikte, bu durumda hazırlanacak olan tutanağın/uzlaşma sözleşmesinin madde 35/A kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle; bu şekilde imzalanacak bir tutanak, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 maddesi uyarınca icra edilebilen bir ilam niteliğinde sayılamayacaktır.   

 For English Version: http://www.kasaroglu.av.tr/en/Conciliation-Pursuant-to-Article-35-A-Attorney-s-Act