BORÇLAR KANUNU KAPSAMINDA SORUMSUZLUK ANLAŞMASININ KOŞULLARI 14 Eylül 2020

Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) sorumsuzluk anlaşması ile borçlunun borca aykırı davranışından doğan sorumluluğunun kısmen veya tamamen kaldırılabilmesine olanak verilmiştir. Benzer şekilde borçlu, yardımcı kişilerin fiillerinden ötürü doğacak sorumluluğunu da tamamen veya kısmen kaldırabilir.

Bu kapsamda sorumsuzluk anlaşması, taraflar arasındaki bir sözleşmenin ihlali durumunda doğması muhtemel olan bir zarara ilişkin olarak, zarar doğmadan önce yapılan ve bu muhtemel zarar nedeniyle oluşacak olan tazminat talebinin doğmasını tamamen ya da kısmen engelleyen bağımsız ya da asıl sözleşmeye ek olarak yapılan anlaşmalar olarak tanımlanmaktadır. Taraflar yapmış oldukları sorumsuzluk anlaşmasıyla, borçlunun tazminat sorumluluğunu tamamen kaldırabileceği gibi sorumlulukta bir sınırlandırmaya da gidebilir. Sorumluluğun kısmen kaldırılması halinde, borçlunun sorumluluğu kalan kısım üzerinden devam edecektir. Sorumsuzluk anlaşması yapan tarafların amacı, borçlunun ileride herhangi bir tazminat talebiyle karşılaşmasının önüne geçmektir.

  1. BORÇLUNUN KENDİ DAVRANIŞINDAN KAYNAKLANAN SORUMLULUĞU BAKIMINDAN SORUMSUZLUK ANLAŞMALARININ KOŞULLARI (TBK M.115)

 

  1. Taraflar arasında sorumsuzluğa ilişkin bir anlaşma olmalıdır.

Sorumsuzluk anlaşması daima taraflar arasında temelde bir sözleşmenin varlığını gerektirir. Sorumsuzluk anlaşması; bağımsız bir sözleşme olarak kurulabileceği gibi mevcut bir sözleşmenin içerisine eklenen bir hüküm ile de kurulabilir. TBK’da sorumsuzluk anlaşması için bir geçerlilik şekli öngörülmemiştir. Sorumsuzluk anlaşmaları bu sebeple herhangi bir şekle bağlı olmaksızın yapılabilir. Sorumsuzluk anlaşmasının kurulabilmesi için, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının var olması zorunludur. Bunun sonucu olarak taraflardan birinin tek taraflı olarak kararlaştırdığı bir sorumsuzluk kaydı bağlayıcı nitelik taşıyamaz. Bu nedenle uygulamada satıcının ya da hizmeti sunan kişinin “doğan zararlardan sorumluluk kabul edilemez; satılan malın bozukluğundan sorumluluk doğmaz; kaybolan eşyalar sorumluluğumuzda değildir” şeklindeki açıklamaları sorumluluğu kaldırmaz ya da kısıtlayamaz.

  1. Sorumsuzluk anlaşması borçlunun ağır kusuruna dayanan davranışlarına ilişkin olmamalıdır.

Kanun koyucu, sorumsuzluk anlaşmasının içeriğine ilişkin emredici bir hüküm getirmiş ve borçlunun ağır kusurundan kaynaklanan zararlardan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğunu belirtilmiştir. Böylece borçlu, ağır kusuruna (hileye veya kasta) dayanan davranışlarıyla alacaklının zararına yol açarsa, bundan sorumlu olamayacağına ilişkin bir anlaşma mevcut olsa bile, sorumlu tutulacaktır. Bu anlamda ağır ihmal kişinin herhangi bir insanın aynı şartlar altında göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermemesi; kast ise kişinin bilerek ve isteyerek borcuna aykırı davranmasıdır.

 

  1. Sorumsuzluk anlaşması borçlunun sadece hafif kusuruna dayanan davranışlarına ilişkin olmalıdır.

Kanun uyarınca sorumsuzluk anlaşmaları ancak borçlunun hafif kusuruna dayanan davranışları için mümkün kabul edilmektedir. Bu anlamda hafif ihmal, dikkatli ve tedbirli bir kimsenin göstereceği özenin gösterilmemesidir. Dolayısıyla taraflar borçlunun hafif kusurundan dolayı ortaya çıkan zararlardan sorumlu olmayacağına ilişkin bir sorumsuzluk anlaşması yapabilirler.

 

  1. Alacaklı sorumsuzluk anlaşması sırasında borçlunun hizmetinde bulunmamalı ya da borçlunun sorumluluğu kanun veya yetkili makamca verilen izne dayalı bir işle ilgili olmamalıdır.

Alacaklı ile borçlu arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir borç varsa, bu borçtan kaynaklanan sorumluluğu bertaraf eden her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüz sayılacaktır (TBK m.115/2). Sorumluluğun kasıttan, ağır ihmalden veya hafif ihmalden kaynaklanması arasında hiçbir fark yoktur.

Ayrıca uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/3). Bu hüküm açısından avukatlık, noterlik, doktorluk, mimarlık, mühendislik, veterinerlik vb. işler uzmanlığı gerektiren mesleklerdir. Aynı zamanda uzmanlığı gerektiren faaliyetin kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen bir iş olması gerekmektedir. Dolayısıyla uzmanlığı gerektiren faaliyet, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen bir faaliyet değilse, sorumsuzluk anlaşması geçerli olacaktır.

  1. Sorumsuzluk anlaşması özel bir hükümle yasaklanmamış olmalıdır.

Türk hukukunda sorumsuzluk anlaşmasının yasaklandığı bazı haller vardır. Bunlar zarar göreni koruyucu düzenlemelerdir. Bu anlamda Karayolları Trafik Kanunu (“KTK”) madde 111 örnek teşkil etmektedir. Maddeye göre KTK ile öngörülen hukukî sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Bu sebeple KTK’nın uygulama alanına giren bir hususta TBK madde 115 uygulanamayacaktır.

 

  1. BORÇLUNUN YARDIMCI KİŞİLERİN EYLEMLERİNDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUĞU BAKIMINDAN SORUMSUZLUK ANLAŞMALARININ KOŞULLARI (TBK M.116)

Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Hal böyle olmakla birlikte yardımcı kişilerin eylemlerden doğan sorumluluk, yardımcı kişinin eylemi ağır kusurlu olsa dahi, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir (TBK m.116/2).

  1. Taraflar arasında yardımcı kişinin eylemlerinden sorumsuzluğa ilişkin bir anlaşma olmalıdır.

Taraflar arasında sorumsuzluk anlaşması bağımsız bir sözleşme olarak kurulabileceği gibi mevcut bir sözleşmenin içerisine eklenen bir hüküm ile de kurulabilir. TBK’da sorumsuzluk anlaşmasının şekline ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu anlamda yardımcının eylemlerinden sorumluluğa ilişkin anlaşmalar herhangi bir geçerlilik şekline bağlı değildir.

  1. Sorumsuzluk anlaşması yardımcı kişinin her türlü kusurlu borca aykırı eylemlerine ilişkin olabilir.

Borçlunun kendi davranışından kaynaklanan borca aykırılıktan sorumsuzluğa ilişkin anlaşmalardan farklı olarak burada yardımcı kişilerin her türlü kusurlu eylemlerinden sorumsuzluk öngörülebilir. Bu anlamda sorumsuzluk anlaşması kapsamında yardımcı kişinin borca aykırı eylemi ağır kusura (kast veya hile) ya da hafif kusura dayalı olabilir.

  1. Borçlunun sorumluluğu kanun veya yetkili makamca verilen izne dayalı bir işle ilgili olmamalıdır.

Borçlunun yardımcı kişilerin fiilleri için sorumsuzluk anlaşması yapma imkanı, TBK m.116/3 hükmü ile daraltılmıştır. Buna göre, uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.