TÜRK HUKUKUNDA TAHKİM SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI 14 Eylül 2021
TÜRK HUKUKUNDA TAHKİM SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI
1.GİRİŞ
Tahkim devlet yargılamasına alternatif bir yoldur. Taraflar ortak irade beyanları ile birlikte aralarında mevcut bulunan veya ileride oluşacak uyuşmazlıklar için tahkim yargılaması kararlaştırabilirler. Bu zaman veya para tasarrufu gibi farklı amaçlar nedeniyle yapılabilir. Bu amaçların gerçekleştirilebilmesi için hukuken geçerli bir tahkim sözleşmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Yazımızda tahkim sözleşmesi açısından Türk hukukundaki geçerlilik şartlarını inceleyeceğiz.
2. TAHKİM SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
Doktrindeki hâkim görüş tahkim sözleşmelerinin usul sözleşmeleri olduğu yönündedir. Bununla birlikte tahkim sözleşmelerinin maddi hukuk sözleşmesi olduğu görüşü ile, tahkim sözleşmesinin hem usul bakımından hem de maddi hukuk bakımından sonuçlar doğurması nedeniyle karma sözleşme olduğu görüşü de mevcuttur.
Tahkim sözleşmesi usul hukuku sözleşmesi olması ile birlikte geçerlilik şartları bakımından adi bir sözleşmenin geçerli olması için gereken şartları da içermesi gereklidir.
Bu çerçevede tahkim sözleşmesinin geçerlilik şartları; adi sözleşme geçerlilik şartları ve özel şartlar olmak üzere ikiye ayrılabilir.
3. ADİ SÖZLEŞME GEÇERLİLİK ŞARTLARI
Adi bir sözleşmenin geçerlilik şartları, tahkim sözleşmesi açısından da geçerli olmaktadır. Buna göre; tarafların sözleşme yapma bakımından ehliyetli olması, muvazaanın bulunmaması veya irade sakatlığının mevcut olmaması gereklilikleri tıpkı adi sözleşmeler bakımından gerekli olduğu gibi tahkim sözleşmeleri bakımından da gereklidir.
4. ÖZEL ŞARTLAR
a. Tahkim iradesi
Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı için tarafların ortak tahkim iradesi gereklidir; ancak tarafların salt tahkim iradelerinin bulunması bu geçerlilik şartının gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Bu iradelerin açık ve kesin bir şekilde anlaşılması gereklidir. Muğlak ifadeler içeren, tahkim iradesi kesin ve net şekilde anlaşılmayan tahkim sözleşmeleri geçerli sayılmaz.
Öğretide her ne kadar tahkim iradesinin varlığı anlaşıldığında söz konusu sözleşmenin ayakta tutulması gerekliliğinden bahsedilse de Yargıtay kararlarında “tahkime başvurulabilir” gibi ifadelerin açık ve kesin bir tahkim iradesi barındırmadığı karara bağlanmıştır.
b. Yazılı şekil
Tahkimin yazılı şekilde yapılacağı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (“MTK”) 4. Maddesinin 2. Fıkrasında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 412. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu yazılı şekil şartı bir geçerlilik şartıdır.
c. Belirli veya belirlenebilir bir uyuşmazlık olması
Tahkim sözleşmesinin gerek HMK’deki gerek MTK’daki tanımlarında “sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar’’ ifadesi geçmektedir. Dolayısıyla tahkim sözleşmesine konu olacak uyuşmazlık belirli olmalı, henüz belirli değilse de belirlenebilir olmalıdır. Belli bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kararlaştırılmış olması halinde uyuşmazlık yine belirli sayılır.
d. Tahkime elverişlilik
Tahkime elverişlilik esasında taraflar tarafından tahkime konu edilebilecek alanları ifade eder. Taraflar ortak iradelerine dayanarak aralarındaki tüm uyuşmazlık konularını tahkime konu edemezler. Bu noktada tahkime elverişlilik kanun tarafında ortaya konan bir sınırlama olarak görülebilir. Tahkime elverişlilik tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi açısından da gerekli unsurlardandır.
İç tahkimi düzenleyen HMK’nin 408. Maddesi şu şekildedir: ‘’Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.’’ Bununla birlikte milletlerarası tahkimi düzenleyen MTK’nin HMK m. 408’e paralel olan düzenlemesine göre Türkiye’de bulunan taşınmazlar ve bu taşınmazlara ilişkin ayni haklar ile iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda MTK uygulanmayacaktır.
Taraf iradelerine tabi olmayan işlerden anlaşılması gereken tarafların sözleşme serbestisine sahip olmadığı durumalardır. Bunlar emredici hukuk kuralları ile düzenlenir. Ayrıca niteliği gereği taraf iradelerine tabi olmayan durumlarda mevcuttur. Buna göre ceza ve icra hukukuna ilişkin hususlar tahkime elverişli konular değildir.
Bununla birlikte Yargıtay’ın görüşüne göre kamu düzenine ilişkin hususlar tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği konular olmadığından, kamu düzenine ilişkin konuları tarafların tahkime konu etmesi mümkün değildir.
5. TAHKİM SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİĞİNE UYGULANACAK HUKUK
Tahkim sözleşmesinin geçerliliğine uygulanacak hukuk, iç tahkim yolunda ilgili sözleşmenin maddi hukuk karakteri göz önüne alındığında Türk Borçlar Kanunu olacaktır. Bununla birlikte yabancı tahkimde tahkim sözleşmesine uygulanacak hukuk, MTK’nin belirttiği üzere tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuk veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukudur.
6.SONUÇ
Tahkim sözleşmesinin geçerlilik şartları adi sözleşme geçerlilik şartları ve özel şartlar olmak üzere ikiye ayrılır. Adi sözleşme geçerlilik şartları; tarafların sözleşme yapma bakımından ehliyetli olması, muvazaanın bulunmaması ve irade sakatlığının mevcut olmamasıdır. Tahkim sözleşmesini özel geçerlilik şartları ise; tahkim iradesinin açık ve kesin bir biçimde varlığı, sözleşmenin yazılı şekilde yapılması, tahkime konu olan uyuşmazlığın belirli veya belirlenebilir olması ve tahkime elverişli olmasıdır.

