Terör Mücbir Sebep Hali Olarak Kabul Edilir Mi? 28 Mart 2016
Hukukun genel ilkelerinden olan “pacta sunt servanda” ilkesi anlamında, her sözleşmenin temel amacı kuşkusuz tarafların karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirmesidir. Bununla birlikte taraflar pacta sunt servanda ilkesine rağmen, mücbir sebep gibi bazı hallerin varlığı halinde kendi kontrolleri dışında gelişen bazı durumlar veya şartlar nedeniyle yükümlülüklerini yerine getirememektedirler.
Türk hukuku kapsamında mücbir sebep, sözleşmenin haklı nedenle fesih hallerinden biri olmasına rağmen, mücbir sebebi tanımlayan veya objektif ölçütlerini belirleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple Yargıtay, her bir davayı kendi içindeki özel durumları dikkate alarak değerlendirmektedir. Mücbir sebep genelde ölüm, iflas, hastalık, tutuklanma gibi öngörülemeyen ve sözleşme kapsamında tarafların sahip olduğu yükümlülüklere ve taahhütlere uymaya engel teşkil edebilecek durumları ifade eder. Mücbir sebep hukukun temel kavramlarından biridir ve hemen hemen hukukun bütün alt dallarında da uygulanmaktadır.
Terörizm de bazı belirli durumlarda mücbir sebep hali olarak kabul edilebilir beklenmedik bir haldir. Terörizm için evrensel bir tanımlama bulunmamaktadır; ancak “bir politik, dinsel ya da ideolojik değişimi yaymak için şiddet veya şiddet tehdidi” kullanmak olarak tanımlanabilir. Türk hukukuna göre terörizm, tarafların aralarındaki sözleşme kapsamında kendi iradeleri ile beyan ettikleri bir mücbir sebep hali olarak belirlenebilir.
Yargıtay terörizmi genellikle, Türkiye’nin doğusunda senelerdir var olması ve bu nedenle öngörülemez olması koşulunu sağlamadığı gerekçesi ile bir mücbir sebep hali olarak kabul etmemektedir. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2013/19372, K. 2014/27624 sayılı ve 14.10.2014 tarihli kararı)
Bununla birlikte, Yargıtay’ın terörizmi bir mücbir sebep hali olarak kabul ettiği bazı belirli kararları vardır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin E. 2005/2684, K. 2005/3640 sayılı ve 16.06.2005 tarihli kararı uyarınca, personel istihdamını sağlamadaki zorluk ve sözleşme bedellerindeki aşırı artış durumlarında terörizmin bir mücbir sebep hali olduğu varsayılabilmektedir. Eğer bu koşullar mevcutsa mahkeme, Türk Borçlar Kanununun aşırı ifa güçlüğünü düzenleyen 138. maddesini uygulamaya karar verebilir. Bununla beraber terörizm bahse konu Yargıtay kararı itibariyle, bir mücbir sebep hali olarak sözleşmenin kısmi olarak sona ermesi bakımından uygulanamaz.
Sonuç olarak terörizm, Türk hukuku kapsamında bir mücbir sebep hali olarak kabul edilmemesine rağmen, tarafların aralarındaki sözleşme kapsamında getirecekleri düzenlemelerle terörizmi bir mücbir sebep hali olarak kabul etmeleri mümkündür.
For English Version

