Sözleşmenin Ayıplı İfası ve Ticari Satış Sözleşmelerinde Satıcının Sorumluluğu 10 Nisan 2012

Tarafların ticari bir işlemde karşılaştığı en önemli sorunlardan biri sözleşmenin ayıplı ifa edilmesidir. Sözleşmelerin çoğunda ayıplı ifanın sonuçları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen; bazı sözleşmelerde ayıplı ifadan doğan uyuşmazlıkları çözmeye ilişkin hükümlere yer verilmemiştir ya da mevcut hükümler uyuşmazlığı çözmek için yeterli değildir. Bu noktada taraflar mevcut durumu ele almak ve ayıplı ifa halinde haklarını ve yükümlülüklerini saptayabilmek amacıyla Borçlar Kanunu’na başvurmalıdır.

818 sayılı Borçlar Kanunu’nda (“Kanun”) ayıplı ifanın sonuçları hakkında genel hükümler bulunmasına rağmen; bu konu özel olarak “Satıcının Sorumluluğu” başlığı altında aşağıda incelenecektir.

I. Satıcının Sorumluluğu

 1. Genel Olarak

Borçlar Kanunu’nun 194. Maddesi uyarınca ‘’Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. ‘’

Hükümden de anlaşılacağı üzere; satıcı, sattığı ürünü ayıpsız bir şekilde temin etmek yükümlülüğü altındadır. Ayıp kavramını ise ‘’normalde bulunması gereken niteliklerin bulunmaması veya üründe olmaması gereken kusurların var olması” olarak tanımlanabilir.¹ Başka bir ifade ile ‘’ayıp’’ satılan ürünün normal niteliklerinden farklılık arz etmesidir. Üründeki ayıbın belirlenmesinde onun kullanım amacı göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayıp gizli ve açık ayıp olarak iki ana başlığa ayrılabilir. Açık ayıp olağan gözden geçirme ile belirlenebilirken; gizli ayıp, alıcı tarafından olağan gözden geçirme ile belirlenemez.

2. Satıcının Sorumluluğunun Şartları

2.1.Temel Şartlar

 i) Ayıp önemli olmalı

Satıcının sorumluluğunu düzenleyen kanun hükümleri, üründen beklenen nitelikleri veya ürünün değerini etkilemeyen küçük ayıpları kapsamaz. Bu bağlamda, üründeki ayıp ürünün değerini veya beklenen kullanım amacını etkileyecek nitelikte olmalıdır.²

ii) Ayıp teslim zamanında mevcut bulunmalı

Alıcının, satıcının sorumluluğunu düzenleyen hükümlerden yararlanabilmesi için satılan ürünün alıcıya tesliminden önce ayıplı olması gerekir.³ Bu nedenle; satıcı temerrüde düşmedikçe teslimden sonra meydana gelen ayıplardan sorumlu değildir.

iii) Alıcı ayıbı bilmemeli

Alıcının ürünün ayıplı olduğunu bildiği hallerde üründeki ayıbı kabul etmiş sayılır ve satıcı bu yüzden sorumlu tutulamaz.

iv) Satıcının sorumluluğu sözleşme ile sınırlanmış veya kaldırılmış olmamalı

Taraflar, kanunun öngördüğü satıcının sorumluluğunu kaldırabilir veya sınırlayabilir. Böyle bir hüküm mevcut değilse kanunun ilgili hükümleri uygulanır.

v) Satıcının kusuru şart değil

Satıcının sorumluluğunu düzenleyen hükümlerin uygulanabilmesi için satıcının kusurlu olması şart değildir. Borçlar Kanunu’nun 194/2 maddesi uyarınca satıcı, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.

2.2. Şekli Şartlar

 i) Gözden Geçirme ve Bildirim

Satıcının sorumluluğuna ilişkin şekli şartlar; satıcıya ayıplı üründen dolayı sorumluluğun yüklenebilmesi için alıcı tarafından yerine getirilmesi gereken külfetler olarak tanımlanabilir. Şekli şartlar satın alınan ürünün gözden geçirilmesi ve ayıbın satıcıya bildirilmesidir.

Genel hüküm niteliğini haiz, Kanunun 198. Maddesine  göre ‘’ Müşteri kabz ettiği mebiin halini örf ve adete göre imkan hasıl olur olmaz muayene etmek borcu ile mükelleftir.’’ Ancak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yine aynı külfete ilişkin olarak tacirlere yönelik özel bir hüküm sevk edilmiştir. Bu bağlamda TTK 25/3 uyarınca ‘Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.’ Ancak bu madde yalnızca açık ayıplarda uygulanabileceği için maddede öngörülen süreler gizli ayıplarda uygulanmaz. Bu bağlamda alıcı ayıbı tespit ettiği an satıcıya ayıpla ilgili bildirimde bulunmalıdır.

3. Sözleşmenin Ayıplı İfasının ve Satıcının Sorumluluğunun Sonuçları

Gözden geçirme ve bildirim ve külfetleri gibi satıcının sorumluluğu için gerekli tüm şekli ve temel şartların var olması halinde, alıcı Borçlar Kanunu 202 uyarınca aşağıdaki seçimlik haklara sahiptir.

3.1. Sözleşmeyi Feshetme Hakkı

 Alıcının ayıplı ürünün temin edilmesi nedeniyle sözleşmesi feshetmesi halinde, sözleşme akit anından itibaren geçersiz hale gelir. Borçlar Kanunu’nun 205. Maddesi uyarınca sözleşmenin feshinin sonuçları aşağıdaki gibidir;

a) Alıcı ürünü (kullanmakla tükeniyorsa kalan halini) ve elde ettiği gelirleri iade etmelidir.

b) Satıcı ürünün satışından elde ettiği parayı faizi ile beraber iade etmelidir.

c) Satıcı ürünün ayıplı olmasından doğan alıcının doğrudan zararlarını ve masraflarını tazmin etmelidir.

d) Satıcı kendisine bir kusur isnat edilemeyeceğini ispatlamadıkça alıcının dolaylı zararları da dahil olmak üzere her tür zararını tazmin etmelidir.

Satıcının ürünün ayıplı olmasından doğan zararları tazmin edebilmesi için ayıp ile meydana gelen kayıplar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Satıcının ayıplı üründen sorumlu olması için kusurlu olması şart değildir. Ancak kusurun bulunması bu sorumluluğun kapsamında etkilidir. Yukarıda bahsi geçen hükme göre satıcı doğrudan zararlardan kusuru olmasa da sorumlu olmasına rağmen; dolaylı zararlardan yalnızca kusurlu olması halinde sorumlu olacaktır. Buna göre; Yargıtay kararları da dikkate alındığında satıcı ayıplı ürünle ilgili olarak kendisine kusur isnat edilemeyeceğini ispatlamadıkça, satıcı doğrudan ve dolaylı zararlar da dahil olmak üzere alıcının her tür zararını tazmin etmekle yükümlüdür..  İspat yükü satıcıda olduğundan satıcı sorumluluktan kurtulabilmek için kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmek zorundadır.

3.2. Fiyatın İndirilmesi

 Ayıbın, ürünün kullanılmasını imkansız kılacak veya onu kullanılmaz hale getirecek nitelikte olmadığı hallerde alıcı satıcıdan fiyatın indirilmesini veya ürünün tamir edilmesini talep edebilir. Ayıplı ürünün tamiri makul kabul edilemeyecek ölçüde pahalı olursa alıcı bu hakkını kullanamaz.⁴

3.3. Tazmin Hakkı

 Satıcı ayıbın varlığından ötürü kusurlu olmadığını ispat etmedikçe alıcının yukarıda sayılan seçeneklerine ek olarak alıcının zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

4. Zamanaşımı

 TTK 25/3 uyarınca ticari satışa konu olan ayıplı ürünlerden doğan zararların tazmini için  teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde dava açılmalıdır..  Ancak satıcı ayıbı kasten gizlemek gibi hileli davranışlarda bulunmuş ise yukarıdaki hüküm uygulanmaz ve alıcı teslimden itibaren 10 yıl içinde dava açabilir.

 II. Genel Hükümler

 Satıcının sorumluluğuna ilişkin özel hükümlerden başka ‘sözleşmeye uymama’ya ilişkin kanunda genel hükümler de öngörülmüştür. Aynı kanunun 96. Maddesi uyarınca sözleşmeden doğan yükümlülükleri tam olarak ifa etmeyen taraf karşı tarafta meydana gelen zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Alıcının bu hükme dayanabilmesi için satılan ürünü gözden geçirmesi zorunlu değildir. Bu hükümle ilgili dava zamanaşımı 10 yıldır.

Bu bağlamda bildirim ve gözden geçirme külfetlerini yerine getirmeyen veya 6 ay içinde dava açamayan alıcı madde 96’ya göre teslimattan itibaren 10 yıl içinde dava açabilir.⁵ Ancak bu durumda alıcı, satıcının ayıplı ürünün temin edilmesinde kusurlu olduğunu ispat etmesi zorunludur.

 III. Sonuç

 Ayıplı ürün satın alan alıcının hakları Borçlar Kanunu’nca Satıcının Sorumluluğu başlığı altında korunmaktadır. Alıcının bu haklardan yararlanabilmesi için gözden geçirme ve bildirim külfetlerini yerine getirmesi ayrıca bu taleplerini belirli bir zaman kesiti içinde öne sürmesi gerekmektedir. Bu külfetleri yerine getirmeyen alıcı kanunun genel hükümlerine göre zararını tazmin ettirme hakkına sahipse de Satıcının sorumluluğuna ilişkin özel hükümler ispat yükünün satıcıda olması nedeniyle alıcı bakımından çok daha avantajlıdır.

 

1 Karahasan, Mustafa Reşit, Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Öğreti Yargıtay Kararları İlgili Mevzuat-2, İstanbul 2002, p.267.

2 Yavuz, Nihat, Ayıplı İfa, Ankara 2010, p. 93

3 Yavuz, Nihat, Ayıplı İfa, Ankara 2010, p. 92

4 Karahasan, Mustafa Reşit, Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Öğreti Yargıtay Kararları İlgili Mevzuat-2, İstanbul 2002, p.296.

5 Karahasan, Mustafa Reşit, Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Öğreti Yargıtay Kararları İlgili Mevzuat-2, İstanbul 2002, p.175.

           

For English Version