İşçi ile İşveren Arasındaki Rekabet Yasağı 19 Eylül 2016
Türk hukukunda rekabet yasağı iş akdinin kurulmasıyla doğar ancak iş akdi sona erdikten sonra da devam eder. Her ne kadar rekabet yasağı iş akdinin kurulmasıyla doğsa da iş akdi sona ermeden hüküm ve sonuçlarını doğurmaz. İşte iş akdinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek olan rekabet yasağı, işçi ve işvereni arasındaki iş akdine konulacak ek bir düzenleme ile ya da taraflarca yapılacak ek bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) ile kararlaştırılabilir. İş sözleşmesindeki rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin veya rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olması Türk Borçlar Kanunu ile belli koşullara bağlanmıştır. Ayrıca TBK ile Yargıtay İçtihatlarıyla rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmıştır.
A. Koşulları
İş akitleri kural olarak İş Kanununun kapsamına girmekle birlikte, 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanununda rekabet yasağını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmadığından rekabet yasağına ilişkin düzenlemelere ve sözleşmelere 6098 sayılı TBK’nın 444. ilâ 447. Maddeleri uygulanmaktadır.
“MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”
TBK’nun 444. maddesi rekabet yasağının koşullarını düzenlemektedir. Bu maddeden hareketle rekabet yasağının koşullarını aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür;
1) Geçerli bir iş akdinin bulunması: Rekabet yasağının kararlaştırılabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir hizmet ilişkisi bulunmalıdır. Taraflar isterlerse iş akdine sözleşme sona erdikten sonra hüküm ifade etmek üzere rekabet yasağı kaydı koyabilirler veya ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi yapabilirler.
2) Yasağın rekabet yasağı sözleşmesi ile getirildiği hallerde sözleşmenin yazılı olarak yapılması: TBK madde 444’e göre, rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması öngörülmüştür. Yazılı şekil şarta uyulmamış olması sözleşmenin butlan türünden geçersiz olmasına neden olur.
3) İş akdine taraf olan işçinin fiil ehliyetine sahip olması: Yine aynı madde ile işçinin fiil ehliyetinin olması koşulu getirilmiştir. Başka bir deyişle, işçinin sadece ayırt etme gücüne sahip olması yeterli olmamakta, aynı zamanda ergin olması ve kısıtlı olmaması gerekmektedir. Fiil ehliyetine sahip olma koşulu rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığı ana göre değerlendirilmelidir.
4) Hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresini, üretim sırlarını veya işvereninin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması: Müşteri çevresine ilişkin bilgiler genel olarak, müşterilerin ad ve soyadları, meslekleri, adres ve telefon numaraları, yaptıkları alışverişin cins ve miktarları gibi bilgilerden oluşmaktadır. Asıl önemli olan, işçinin o işletme ile ilgili olan ticari ve şahsi ilişkileri bilmesi ve bu bilgiyi kendi adına ekonomik menfaat elde edebilecek şekilde kullanmasıdır. İşverenin müşteri bilgilerinin işçi tarafından bilinmesi halinde bu bilgileri faaliyet konuları aynı olan rakip bir işletme içinde kullanma ihtimalinin olması durumunda işçinin iş akdinde rekabet yasağı düzenlenebilir ya da rekabet yasağı sözleşmesi yapılabilir.
Üretim sırları ve işle ilgili bilgiler ise, sınırlı bir çevre tarafından bilinen, başkaları tarafından kolaylıkla öğrenilmesi mümkün olmayan, saklı kalmasında işverenin haklı menfaatinin olduğu olgular olarak tanımlanabilir. Bu nedenle bu sırların şirket dışına çıkması işvereni önemli bir zarara uğratacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Esas no.2008/9-517; Karar no.2008/566 sayılı kararında rekabet yasağı sözleşmesinin veya kaydının ancak, işçinin müşteri çevresine veya iş sırlarına nüfuz etme imkânına sahip bulunması nedeniyle işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığı halinde geçerli olabileceği tespit edilmiştir. Bu nedenle ancak bu tür sırlara ulaşabilecek işçilerle yapılan rekabet yasağı sözleşmesi geçerlidir. Bu tür sırlara şirketteki pozisyonu gereği ulaşamayan işçiler ile yapılan rekabet yasağı sözleşmeleri ya da iş akitlerindeki düzenlemeler geçersizdir. Yargıtay verdiği bir kararda, işçinin çalıştığı pozisyonun işçiye çalıştığı yerin üretim sırları veya işvereninin yaptığı işler hakkında bilgi sahibi olmasına imkân verip vermediğinin ilk derece mahkemesi tarafından incelenmemesini bozma sebebi saymıştır.
5) İşverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunması: işverenin önemli bir menfaatinin olduğu hallerde rekabet yasağı kabul edilmiştir. İşverenin böyle önemli bir menfaati ancak müşteri çevresi ve iş sırlarının korunması hususunda gündeme gelir. İşverenin müşteri çevresi ve iş sırlarının korunmaması ve özellikle rakipleri tarafından ele geçirilmesi halinde işverenin önemli bir zarara uğrayacağı açıktır. Şu halde, işverenin haklı bir menfaatinin bulunmadığı hallerde işçinin iş akdindeki kayıt veya işçiyle ayrıca yapılmış olan rekabet yasağı sözleşmesi geçersizdir. Sözleşmenin bu hükmünün geçersizliği iş akdinin geçerliliğini etkilemez.
B. Sınırlandırılması
İşçiye getirilen rekabet yasağı, sınırsız ve süresiz bir yasak olmayıp belli sınırlar içinde ve özel durumlar hariç en fazla iki yıl olarak yapılabilmektedir. Bu yasağın sınırlandırılması ise TBK madde 445’te düzenlenmiştir.
“MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.”
Bu sınırlandırma ile korunan değer işçinin ekonomik geleceğidir. Yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlandırılmış olmadıkça rekabet yasağı geçersizdir (Y9HD E.2011/20759; K.2013/19695, 26.06.2013). Her somut olayda işin ve işçinin özellikleri dikkate alınarak rekabet yasağı sınırlandırılmalıdır. Bu sınırların neler olduğu yine Yargıtay İçtihatları ile düzenlenmiştir.
Rekabet yasağı sözleşmesi, iş sözleşmesi devam ederken işçinin işverenin müşterilerini tanıması veya iş sırlarını öğrenmesi sebebiyle, iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman diliminde işverenle rekabet teşkil edecek herhangi bir faaliyette bulunmaması ve işverenin menfaatinin korunması amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğinin belli ölçülerde kısıtladığından kanun koyucu sözleşmenin geçerliliğin birtakım koşulların varlığına bağlamıştır. Bu sınırlamalara aykırı olarak hazırlanan rekabet yasağı sözleşmesi butlandır ve hüküm ifade etmez.
For English Version

