Limited Şirketin Borçlarından Dolayı Ortakların ve Müdürün Sorumluluğu Nedir? 3 Ekim 2016
I. Ortakların Sınırlı Sorumluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (“Kanun”) 573. maddesinin 2. fıkrasına göre; “ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.” Dolayısıyla, ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye payları ile sınırlıdır; ancak bu borç yalnızca limited ortaklığa karşıdır.
Söz konusu madde, Kanunun şirketin borç ve yükümlülüklerinden sadece malvarlığıyla sorumlu olduğunu düzenleyen “Ortakların Sorumluluğu” başlıklı 602. madde ile birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, “şirket” borç ve yükümlülükleri dolayısıyla yalnızca malvarlığı ile sorumlu olunca, alacaklılar ortakların malvarlığına başvuramayacak, ortakları takip edemeyeceklerdir[1].
II. Şirketten Tahsil Edilemeyen Amme Alacakları
a. Ortakların Amme Borçlarından Sorumluluğu
Limited şirketin borçlarından dolayı ortakların sorumlu olmayışının istisnası şirketin amme borçları hususunda karşımıza çıkmaktadır. Bu husus, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun (“AATUHK”) 35. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.”
Bu hükmün uygulanabilmesi için sağlanması gereken şartlar şunlardır;
i.Söz konusu alacak amme alacağı olmalıdır.
ii.Amme alacağının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş olması VEYA tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekir.
Bu şartlar sağlandıktan sonra söz konusu amme alacağı için ortaklara başvurulabilecektir. Ancak, amme alacağının tahsil edilebilmesi için doğrudan ortaklara karşı takip yapmak mümkün değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 31.3.2008 tarihli ve E. 2007/2139 K. 2008/4159 sayılı kararında da ortakların asıl borcunun taahhüt ettikleri sermayeyi ödemek olduğunu; bunun yanında amme borcunun muhatabının ise şirket olduğunu, öncelikle şirketin öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiğini vurgulamıştır.
Ortakların şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından dolayı sorumluluğu ise ilgili hüküm doğrultusunda sermaye hisseleri oranındadır.
AATUHK m.35/2 ise ortağın sermaye payını devretmesi halinde payı devreden ve devralan şahısların devir öncesinde doğmuş olan amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olduklarını düzenlemektedir. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda paysahiplerinin farklı kişiler olması durumunda, bu kişiler söz konusu amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumludurlar.
b. Müdürün Amme Borçlarından Sorumluluğu
Limited şirketlerin tahsil edilemeyen amme borçlarından dolayı ortakların yanında kanuni temsilciler de şahsen sorumludur[2].
213 sayılı Vergi Usul Kanununun (“VUK”) 10. maddesi uyarınca, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.”
Bunun yanında AATUHK Mükerrer Madde 35 uyarınca da, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
Yukarıda yer alan iki hüküm de değerlendirildiğinde varılması gereken sonuç şudur ki, limited şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyen amme borçlarından dolayı kanuni temsilci yani müdür şahsen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ortaklar için geçerli olan sınırlı sorumluluk ilkesinin müdür için geçerli olmadığıdır. Zira, ortaklar söz konusu amme alacaklarından dolayı yalnızca sermaye payları oranında sorumlu tutulurken, müdürün sorumluluğu borcun tamamı kadardır.
[1] Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık – İstanbul 2015, s. 515
[2] Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar Güncelleştirilmiş ve Genişletilmiş 4. Baskı, Adalet Yayınevi – Ankara 2016, s. 814
For English Version

