Başarı Ortaklığı: Kamu Özel Ortaklığı 20 Ekim 2014
Bir kamu kurumu ile bir özel şirketin, birtakım büyük yatırımların gerçekleştirilmesi ve ilgili servislerin tedarikleri için, yapım ve ifa risklerini özel kuruluşa dağıtarak ortaklık kurma metodu olan Kamu-Özel Ortaklığıdır ‘’KÖO’’ son yıllarda iş dünyasındaki en popüler konulardan biridir.
KÖO modelinin, başlangıçta, yüksek finansman gerektiren örneğin telekomünikasyon, su sistemleri, ulaşım, enerji ve sağlık sektörü gibi farklı sektörlerdeki projeler için yaratılmış olduğu söylenebilir. Fakat bugünlerde, yeni hükümet politikası dolayısıyla, sadece yüksek finansman kaynağı ihtiyacı için değil, ayrıca yüksek kaliteye ulaşma, bunu muhafaza etme ve söz konusu projelerin daha hızlı gerçekleştirilmesi amacıyla alt yapı projelerinde çoğunlukla KÖO modeli tercih edilmektedir.
KÖO modelinin tercih edilmesindeki ilk neden kamu yatırımı gereksiniminin artması, buna karşın taleplerin klasik yöntemlerle tam olarak karşılanamıyor olmasıdır. Bu bakımdan, KÖO modeli gibi yeni yöntemler, talepleri tatmin edici bir seviyede karşılayabilmek için kamu otoriteleri tarafından değerlendirilmektedir.
Risk dağılımı ve tarafların sorumluluklarına bağlı olarak değişiklik gösteren KÖO modelini ana türlerini; Yap-İşlet-Devret, Yap-İşlet, Yap-Sahiplen-İşlet-Devret, Geliştir ve İşlet, Kirala-Yenile-İşlet ve Devret ve İşlet ve Muhafaza et gibi sıralayabiliriz. Kamu otoritesi bu modellerden birini kullanabilir veya en uygun modeli bulabilmek için projenin özü ve gerekliliklerini dikkate alarak, bahsedilen metotların unsurlarını kullanarak, yeni bir metot yaratabilir. Bu nedenle, “Herhangi bir yatırım için KÖO modellerinden en iyisi veya en uygunu budur” diyebilmek mümkün değildir; dolayısıyla uygun KÖO modeli durum bazında projenin gereklilikleri ve ilgili kamu ile özel tarafın tutumları dikkate alınarak belirlenmelidir.
KÖO modeli, özellikle AB üyesi ülkelerde, Kanada ve bu modeli genellikle alt yapı projelerinde kullanan ABD’de olmak üzere pek çok ülkede uzun zamandır uygulanmaktadır. Ayrıca gelişmekte olan ve AB’ne aday ülkelerde de, hükümetler çeşitli avantajlarından dolayı, kamu hizmetlerinin yürütülmesi için yeni KÖO projelerini oluşturma ve destekleme eğilimi göstermektedirler. Her şeyden önce, bir KÖO modeli altında kamu hizmetleri zamanında ve verimli bir biçimde sağlanmakta; KÖO kamu maliyesindeki zorlukları ortadan kaldırmakta ve yeni finansman aracı oluşturmaktadır. Kamu hizmetlerinin maliyetleri hizmetlerin başlamasını müteakiben ödenir ve genellikle kamu hizmetlerini geliştiren ve ilgili herhangi bir yeniliğe hızla uyarlayan KÖO altında hizmetlerin koşullarına tabidir. KÖO’da, özel sektörün risk değerlendirmesi ve yönetim becerileri kamu sektörü için kullanılabilir ve uzun vadeli risklerin riskleri en iyi şekilde yönetebilecek olan tarafa devredilmesiyle etkili ve sağlam bir proje zemini oluşturulabilir. KÖO, verilen hizmetin mevcut seviyesini geliştirdiği gibi devamlılığını sağlar, iyileştirir ve nihai kullanıcılar için hizmetin kullanılabilirlik seviyesini ve kalitesini yükseltir. İlave olarak AB kriterleri çerçevesinde hiçbir KÖO borçları, kamu borçları dahilinde değildir. Bahsedildiği gibi KÖO’nun avantajları düşünüldüğünde, mevcut kamu özel sektör ilişkisinin ilerleyeceği ve KÖO’nun uygulanmasıyla pozitif bir şekilde yeniden yapılanacağı açıktır.
Fakat KÖO’nun yukarıda bahsedilen avantajları bir kenara bırakılırsa, KÖO projelerinin genellikle planlanması, işletilmesi ve yönetilmesinin zor olduğu dikkate alınmalıdır. Bu yapısal karmaşıklık aşağıdaki gibi sıralanabilen bazı zorlukları beraberinde getirmektedir:
- KÖO, kamu ve özel sektör arasında ayrılmaz ve birbirine bağlı uzun vadeli bir ortalık kurar,
- KÖO’nun hazırlanması ve sözleşmesel süreci çok karışıktır ve mevcut kamu ihale sistemi ile karşılaştırıldığında daha uzun sürmektedir,
- Diğer finansman modelleri ile karşılaştırıldığında KÖO’da projenin uygun planlanması ve yönetilmesi ile riskleri daha zor olacaktır,
- Tarafların proje kapsamında farklı gereksinimleri ve beklentilerinin olması ortaklığa katılan taraflar arasında denge kurmayı zorlaştıracaktır,
- KÖO altında, beklenmedik ve istenmeyen durumlara neden olabilecek siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı yüksek duyarlılık ve riskler mevcuttur,
- Projenin doğru şart ve koşullarının belirlenmesindeki herhangi bir hata, ciddi ve tamiri mümkün olmayan uzun vadeli problemlere neden olabilir,
- Sözleşme süresinde kamu denetimindeki herhangi bir hata ciddi problemlere neden olabilir,
- KÖO’da özel sektörün borçlanma maliyeti yüksek olacaktır,
- KÖO’da uygulanabilen/uygulanan uzun vadeli ödeme yükümlülükleri devlet bütçesi esnekliği bakımından tehlike arz etmektedir,
- KÖO’da uygulanabilen/uygulanan uzun vadeli ödeme yükümlülükleri yatırım planlamasını zayıflatacaktır,
- Son olarak, KÖO borçlarının kamu borçlarının dışında tutulması görünmez tehlikeler oluşturabilir kamu borçlarını içermeyen KÖO borçları bir taraftan AB kriterlerine uygun olarak yararlı olabilir ancak diğer taraftan bu husus bütçe problemleriyle karşılaşabilen hükümetler için teminatı olmayan bir rahatlıktır.
Yukarıda bahsedilen avantaj ve dezavantajlara ek olarak, başarılı bir KÖO için dikkate alınması gereken birtakım parametreler vardır. Her şeyden önce, KÖO’nun amaçlarını ve bu amaçlara ulaşılması için takip edilecek prosedürü açıkça belirten bir Politikaya sahip olmak hayati önem taşımaktadır. Ayrıca her zaman mevcut olan istikrarlı ve sürekli bir siyasi desteği sağlamak da çok önemlidir. Ek olarak KÖO düzenlemelerinin oluşturulmasını ve uygulanmasını sağlayan iyi tanınmış ve sağlam bir Yasal Çerçeve olmalıdır. Bununla birlikte yasal düzenlemeler, yeni yasaların mevcut düzenlemelerle bütünlüğünü ve uyumunu sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Bu noktada, birçok yatırımcının 1990’lı yıllarda Yap-İşlet-Devret (“YİD”) uygulamalarıyla ilgili 3996 Sayılı YİD Yasası’nın bazı hükümlerinin T.C Anayasa Mahkemesi tarafından iptali nedeniyle ciddi problemlerle karşılaştığı hatırlanmalıdır. Bu nedenle yasal düzenlemelerin diğer kanunların hükümlerini ve Anayasayı ihlal etmeyeceğinden emin olunmalıdır.
Ayrıca yükümlülükler ve karar hakkının veya tarafların iyi tanımlanmış olduğu ve diğer kurumların yetkileri ile çatışma halinde olmayan iyi yapılandırılmış bir Kurumsal Çerçeve olmalıdır. Bu faktörlerin dışında, KÖO uygulamalarının kamu ve özel sektöre uyarlanması oldukça önemlidir. Bu bakımdan sürekli ilerlemeyle ilgili olarak, ulusal KÖO politikası oluşturulması gerekmektedir.
Karmaşık yapısı ve bu yapının yasal, teknik ve mali değerlendirmelere duyduğu ihtiyaç nedeniyle, olası riskleri ortadan kaldırmak için bir KÖO projesi dikkatlice incelenip ve eş zamanlı olarak tüm yönleriyle değerlendirilerek profesyonel bir şekilde ele alınmalıdır. Bunu yapabilmek için KÖO proje yapısı ve ortaklığın tarafları arasında imzalanacak olan sözleşme profesyonel kuruluşlar tarafından yapılmalı ve yönetilmelidir.
For English Version
http://www.kasaroglu.av.tr/en/28074/Partnership-of-Success-Public-Private-Partnerships

