Şirket İç Yönergesine İstinaden Yönetim Kurulu Tarafından Sınırlı İmza Yetkililerin Atanması 15 Mart 2018

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 370. maddesi uyarınca anonim şirketlerde temsil yetkisi; esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Öte yandan;  TTK’nın temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını düzenleyen 371. maddesine 2014 yılında 7. fıkra olarak eklenen aşağıdaki hüküm ile şirketlerin hazırlayacakları bir iç yönergeye istinaden sınırlı yetkili ticari temsilci veya diğer tacir yardımcıları ataması ve bunu ticaret siciline tescil ettirmesi mümkün kılınmıştır.

“Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.”

Ticari vekil ve diğer tacir yardımcılarının yetkileri ve bu yetkilerinin kapsamı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) ile çizilmiştir. TBK kapsamında söz konusu ticari vekil ve tacir yardımcılarının yetkilerine ilişkin ticaret sicilinde tescil edilecek herhangi bir zorunluluk öngörülmemekteydi. Ancak uygulamada, şirketler para sınırlamalarına ilişkin olarak ticaret sicilde tescil gerçekleştiriyordu.  Fakat TBK kapsamında böyle bir zorunluluk öngörülmediğinden, bu sınırlamalar iyiniyetli üçüncü kişiler için herhangi bir sonuç doğurmuyor ve şirket söz konusu işlemle bağlı oluyordu. Meğerki bu işlemin tarafı üçüncü kişi bahsi geçen temsilcinin yetkisiz olduğunu bilsin.

Hâl bu olmakla birlikte yukarıda bahsedilen TTK değişikliği; şirketin iç yönergesi uyarınca atanan tacir yardımcılarının yetkilerine getirilen bu sınırlandırmaların TTK m. 371/7 uyarınca ticaret siciline tescil edilmesinin üçüncü kişiler açısından doğuracağı sonuçlar dâhil olmak üzere bu imza yetkililerinin sorumluluklarına ilişkin olarak da birçok tartışma ve belirsizliklere neden olmuştur. Örneğin; yeni düzenlemenin son fıkrasında öngörülen ve yönetim kurulunun bu sınırlı imza yetkililerinin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri zarardan dolayı meydana gelen müteselsil sorumluluğunun TTK’nın farklılaştırılmış teselsül ilkesinin mi yoksa TBK’nın tam teselsül ilkesinin mi kapsamında içinde kaldığı dahi tartışmalıdır.

Hâl bu olmakla birlikte; yukarıdaki tartışmalar hakkında henüz Yargıtay tarafından verilmiş açıklayıcı bir karar bulunmadığından, söz konusu hükmün içeriği ve uygulanışı ile iş hayatında meydana getirebileceği sonuçlar belirsizliğini korumaktadır. Dolayısıyla; iç yönerge aracılığıyla sınırlı imza yetkilisi atamak isteyen şirket yönetim kurulu üyelerinin, bu kişilerin yapacağı işlemler dolayısıyla ortaya çıkabilecek olan sonuçların farkında olabilmek adına ilgili atamaları yapmadan önce mevzuata hâkim ve alanında uzman profesyonellerden hukuki destek alması gerekmektedir.

 

For English Version

http://www.kasaroglu.av.tr/en/authorized-signatories-with-limited-representation