Senaryoya İlişkin Telif Hakkının Koruma Yöntemleri 6 Kasım 2018
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (“FSEK”) göre, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına alınabilmesi için; fikri bir çabanın ürünü olması, sahibinin hususiyetini taşıması, şekillenmiş olması, kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi gerekmektedir. Bir yaratımın eser olarak kabul edilebilmesi, bu eserin FSEK’in sağladığı korumadan faydalanması sonucunu doğurur. Çıkış noktası düşünce olan fikri yaratımların fikir ve sanat eserleri hukuku kapsamında korunabilmeleri için eser olarak kabul edilmeleri gerekliliğinden dolayı eser tanımı önem kazanmaktadır[1]. FSEK 1b maddesinin a bendine göre eser: “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki ve güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder[2]. Sinema eserlerinde; yönetmenin, özgün müzik bestecisinin, senaryo yazarının ve diyalog yazarının eserin birlikte sahibi olduğu da yine aynı maddede belirtilmiştir. Senaryo, İtalyanca kökenli bir kelime olup dekor anlamına da gelmektedir. Senaryoyu, kimi zaman diyalogları da içeren, genelde filmle ilgili teknik betimlemeler vermeyen, filmi oluşturan bölümlerin yazılı olduğu bir bütün olarak değerlendirmek mümkündür. Senaryo, hiç şüphesiz ki filmin iskeletini oluşturan yapıdır ve filmin çıkış noktalarından biridir. Burada üzerinde durulması gereken önemli husus, senaryonun salt sinema filmlerinin dayandığı temel yazınsal yapı olmadığı, görsel işitsel özelliği haiz birçok yaratımı dayanak olarak aldığı ve bunun üzerine inşa edilen bir iskelet olduğudur.
Fikri Mülkiyet Hukuku, telif hakları (copyright) ve sınai mülkiyet (industrial property) hakları olmak üzere iki ana başlıktan oluşur. Telif hakları; fikir ve sanat eserleri (İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserler, sinema eserleri vb.), bağlantılı haklar (komşu hakları), bilgisayar programları ve veri tabanlarıdır. Sınai mülkiyet haklarını ise patentler, faydalı modeller, markalar vb. şeklinde saymak mümkündür. Telif haklarında korunan, orijinal, yaratıcı ve sanatsal eserlerdeki ifade ediliş tarzı yani üsluptur. Dolayısıyla telif haklarında korunan şekil ve hususiyettir denilebilir. Salt fikirlerin dışavurumuna koruma sağlanmamakta[3], yönteme ve üsluba koruma sağlanmaktadır.
Eser sahibi, FSEK’de, eseri meydana getiren gerçek kişi olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, yapımcılar, yayımcılar ve tüzel kişiler eser sahibi olarak kabul edilmezler[4]. Kanunca eser sahipliğine tanınan mali ve manevi haklar mevcuttur. Mali haklar, faydanlanma hakkı olarak ele alınır ve bunlar, işleme hakkı, çoğaltma hakkı, temsil hakkı, yayın ve pay alma hakkı, umuma iletim hakkından oluşmaktadır. Manevi haklar ise, eser sahibinin alenileştirme hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı ve eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisidir. FSEK 18. maddesi uyarınca, mali hakları kullanma yetkisi yalnızca eser sahibinindir ve bir eserin yapımcısı veya yayımcısı ancak eser sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali haklarını kullanabilir. Ayrıca, eser sahipliğinin birden fazla kişiye de ait olması mümkündür. Eğer birden fazla kimsenin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, eseri vücuda getiren kişilerden her biri kendi kısmının sahibi sayılır. Ancak eğer birden fazla kimsenin iştirakiyle oluşturulan eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eser sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Eser sahipliği birliğine adi ortaklık hakkındaki hükümler uygulanır. Dolayısıyla, eser üzerinde kanunen elbirliği mülkiyeti doğar. Eser sahibine tanınan manevi haklar herhangi bir süre ile sınırlı değildir ve devredilemez -şahsa sıkı sıkıya bağlı hak- niteliktedir. Mali haklar ise süre ile sınırlıdır. Yasada öngörülen istisnai haller dışında koruma süresi gerçek kişi eser sahibinin yaşadığı sürece ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Eser sahibi birden fazla ise, son vefattan 70 yıl geçmekle son bulur.
Eser Sahibinin Başvurabileceği Yollar
FSEK kapsamında korunan eserler, eserin yaratıldığı andan başlayan doğal bir korumadan yararlanır. Eserin herhangi bir kuruma kayıt (tescil) ettirilmesi ya da onaylattırılması gibi bir zorunluluk yoktur. Bir eserin korunması için sahibinin hususiyetini taşıması ve yasada sayılan eser türleri kapsamında olması gerekir.
Bir senarist tarafından hazırlanan senaryonun koruma altına alınabilmesi için senaristin başvurabileceği başlıca koruma yolları aşağıda incelenecektir. Ancak burada önemle belirtilmesi gereken husus, bu yollardan hiçbirinin hak sahipliği açısından mutlak bir koruma sağlamadığı olacaktır. Bu yollar yalnızca ispat açısından eser sahibi olduğunu iddia eden kişiye kolaylık sağlar.
- Kayıt-Tescil (İsteğe Bağlı Tescil)
- Noter Tasdiki
- Alenileştirme
- Elektronik İmza ve Zaman Damgalı Kağıt
- Mail Göndermek
Kayıt-Tescil, Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik’in 5’inci maddesi gereğince zorunlu kayıt tescile tabi sinema ve müzik eserleri ile bilgisayar oyunları dışındaki eser gruplarında, eser sahipleri isteğe bağlı kayıt tescil işlemi yaptırabilirler. Söz konusu işlem hak ihdas etmek amacı taşımaksızın, hak sahiplerinin haklarının ihlal edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması amacı taşımaktadır. İsteğe bağlı kayıt tescil işlemleri Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nce yürütülmektedir. İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil, eserin kimin tarafından meydana getirildiğini belirlemeye kolaylık sağlamak amacıyla yaptırılması zorunlu olmayan, yaptırılmadığında hak kaybına neden olmayan ve kişiye herhangi bir hak vermeyen beyana dayalı bir işlemdir. Dolayısıyla, beyana dayalı olarak gerçekleştirilen İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil işlemi sonunda verilen belge, eser sahibinin yani eseri meydana getiren kişi ya da kişilerin kim olduğunun ispat edilmesinde kolaylık sağlar; hak veren bir belge değildir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18’inci maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından faydalanmak isteyen eser sahiplerinin, Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil işlemini yaptırmaları ve işlem sonucunda düzenlenecek kayıt-tescil belgesi ile Maliye Bakanlığının ilgili birimlerine başvurmaları gerekmektedir. İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil başvuruları eseri meydana getiren kişi, kişiler ya da bunların mirasçıları; kendileri veya vekilleri aracılığı ile yapılabilir.
Kayıt-Tescil işleminin mutlak bir hak sahipliği yaratmayacağı yukarıdaki açıklamayı destekler niteliktedir. Zira, Kayıt-Tescil işlemi sonunda beyana dayalı, şekli dahi inceleme yapılmadan verilmiş bir belge söz konusudur. Dolayısıyla eserin özgünlüğü, şekli, niteliği ve hatta eser olup olmadığına dahi bakılmaksızın beyan üzerinden verilen bu belgenin mutlak hak sahipliği yaratmayacağı şüphesizdir. Dolayısıyla, Kayıt-Tescil işleminin hak sahipliği açısından hükmü olmamakla beraber ispat kolaylığı hususunda anlam ifade etmektedir.
Noter Tasdiki, Senaryo telif hakkını koruma yöntemlerinden bir diğeri ise noter tasdikidir. Noter tasdiki ile kayıt-tescil işlemi, niteliği ve doğurduğu sonuçlar bakımından aynı işlemdir. Noter vasıtası ile gerçekleştirilen bu işlemde sayfa başına ücret alınmaktadır.
Alenileştirme, Telif haklarında tescil müessesesi şartı yoktur, tescil bildirici de olsa böyle bir zorunluluk yoktur. Eser sahibinin hakkı kendiliğinden doğar ve aleniyet kazanıldığı an itibariyle korunur. Alenileştirme; yarışmalara girerek, festivallere katılarak, internet sitelerinde paylaşarak, TRT vb. kurumlara sunarak veya senaryoyu matbaada bastırarak(ön sayfasına yayın tarihi konulmak suretiyle) gerçekleştirilir. Hak sahibinin rızasıyla umuma arz edilen bir eser alenileşmiş sayılır ve yasal koruma başlar.
Alenileştirme telif hukuku kapsamında oldukça önemli rol oynar. Zira, alenileşme anından itibaren hak sahibinin kim olduğu tespit edilir. Kural olarak, aksi ispat edilene kadar kim ilk duyurmuş, alenileştirmiş, mahrem alanın dışına çıkarmışsa o kişi eser sahibi, dolayısıyla hak sahibi kabul edilir.
Elektronik İmza ve Zaman Damgalı Kağıt, Kimi internet platformları belli bir ücret karşılığında zaman damgalı kağıt işlemini gerçekleştirmektedir. Elektronik imza ve zaman damgalı kağıt internet üzerinde yapılan işlemlere tarih düşmektir. Belge veya eser elektronik olarak, gerçek saat ve tarihte mühürlenmiş olur ve hak sahipliği konusunda mahkemede geçerli delil elde edilmiş olur. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa göre yapılan bu işlemler yasal olarak geçerlidir. Bu ve buna benzer internet platformları eserler üzerindeki hak sahipliğini yasal geçerliliği bulunan sayısal zaman damgalarını kullanarak koruma altına alan ve eseri başkasının kullanması durumunda gerçek sahibin bu platformda eserin oluşturulma anını kanıtlayarak bu işlemi düşük maliyetle gerçekleştiren platformlardır. İnternet üzerinden sağladıkları hizmet dolayısıyla bu platformlar ‘online sahiplenme’ aracı olarak düşünülebilir.
Mail Göndermek, Mail siteleri tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirilebilir. Senaryonun, tanıdık bir kimseye, avukata veya kişinin kendisine göndermesi anı itibariyle eser koruma altına alınmış sayılır. Bu hususta önceden, kağıda basılı fikir sanat eserinin iadeli taahhütlü mektupla kişinin kendi kendine göndermesi ve zarfı açmamak suretiyle koruma altına alması da kullanılıyordu.
Sonuç itibariyle, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserler, eserin yaratıldığı andan itibaren başlayan doğal bir korumadan yararlanır. Telif hakkının doğması için sınai haklarda olduğu gibi (marka, patent vb.) tescile gerek yoktur. Nitekim, yukarıda belirtilen telif hakkını koruma yöntemlerinden hiçbiri eser sahipliği hakkında mutlak bir koruma sağlamamaktadır. Yalnızca ileride doğabilecek herhangi bir uyuşmazlık vb. durumunda ispat kolaylığı sağlayacak olan bu alternatif koruma yöntemlerinin her biri mahkeme nezdinde birinci derece delil oluşturacaktır. Ancak şunu belirtmekte fayda var ki, hiçbir yöntem senaryo veya eserin çalınmasına engel değildir. Son olarak, zorunlu kayıt-tescil sistemi istisnai olsa da yani eserler genellikle tescile gerek kalmaksızın korumadan yararlanmaya başlasa da, eser üzerindeki hakların korunması ve özellikle hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması amacıyla yukarıda belirtilen işlemlerin yapılması mümkündür.
[1] Tosun, Yalçın. Sinema Eserleri ve Eser Sahibinin Hakları, İstanbul, 2013, s. 83.
[2] FSEK m.1b/a.
[3] Bkz. Bently/Sherman, 30.
[4] Bkz. TEKİNALP, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku, Beşinci Bası, 2012, s.143.
For English Version
http://www.kasaroglu.av.tr/en/copyright-protection-methods-for-the-script-scenario

