Objektif Şartları Taşımaması Dolayısıyla Belirsiz Süreli Kabul Edilen İş Sözleşmelerinin Feshinde Cezai Şart Hükmü Geçerli Midir? 11 Mart 2020

4857 Sayılı İş Kanunu (“İş Kanunu”) Madde 11/1’e göre, iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşme belirsiz süreli kabul edilir. Bir iş sözleşmesinin belirsiz süreli olarak kabul edilip edilmemesi, işçinin fesih halinde hak kazanacağı tazminatlar, iş güvencesi hükümlerinden yararlanması ve buna bağlı olarak işe iade davası açabilmesi konularında önem arz eder. Zira İş Kanunu'nun 19. maddesinde iş güvencesinden yararlanma koşulları arasında açıkça belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden bahsedilmesi karşısında, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş güvencesi hükümlerinden ve buna bağlı olarak işe iade davası açma hakkından yararlanamayacağı açıktır. Aynı şekilde belirli süreli iş sözleşmesi, sürenin sonunda bir fesih bildirimine gerek olmaksızın kendiliğinden sona erip başta kıdem tazminatı olmak üzere herhangi bir tazminat gerektirmediğinden, işçinin yasal haklarını engellemek amacıyla da kullanılabilmektedir.

İş Kanunu Madde 11/1’in 2. cümlesine göre belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Maddede belirtilen işin belirli süreli olması veya belli bir işin tamamlanmasına yönelik olması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullar bulunmaması hâlinde, akdedilen iş sözleşmesi, belirsiz süreli iş sözleşmesi kabul edilir.

Cezai şart ise, iş hukukunda en yaygın şekilde belirli süreli iş sözleşmeleri ile asgari süreli sözleşmelerde öngörülmektedir. Asgari süreli sözleşmelerde, taraflarca belirlenen asgari süreden önce sözleşmenin taraflarca haksız şekilde feshedilmesini engellemek amaçlanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmelerinde ise, taraflarca sözleşmede öngörülen belirli süre tamamlanmadan, sözleşmenin taraflarca haksız şekilde feshedilmesinin engellenmesi amaçlanmaktadır.

Türk İş Hukukunda, işçi açısından daha lehe olması dolayısıyla iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması asıldır. Bu anlamda belirli süreli iş sözleşmesi istisnai nitelikte bir sözleşme olduğundan ancak kanunda öngörülen ve yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen koşulların mevcudiyeti durumunda akdedilebilir. Bununla birlikte belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için gereken objektif koşulların bulunmaması durumunda, iş sözleşmesi belirsiz süreli olarak kabul edilecektir.

Açıklanan bu hususlara göre, işçi ve işveren tarafından iş sözleşmesinin belirli süreli olarak akdedilmesi ve sözleşmede "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart" düzenlemesinin öngörülmesi durumunda, objektif koşulları bulunmadığı için sözleşme belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliğinde kabul edilse de, burada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 27/2 gereğince kısmi geçersizlik yaptırımı uygulanarak taraf iradelerine üstünlük tanınmalı ve "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart" hükmünün, kararlaştırılan süre için geçerliliğini koruduğu kabul edilmelidir.

Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2017/10 K. 2019/1 sayılı ve 08.03.2019 tarihli kararında da, belirli süreli olarak yapılmış ancak objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen iş sözleşmesinde kararlaştırılan "süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart" hükmünün, belirlenen süre ile sınırlı olmak üzere geçerli olduğuna karar verilmiştir.

For English Version:

http://www.kasaroglu.av.tr/en/Is-the-Penal-Clause-Applicable-Regarding-the-Termination-of-the-Employment-Contracts-Which-Are-Deemed-to-Be-Indefinite-Termed-for-Not-Fulfilling-the-Objective-Conditions