ANONİM ŞİRKETLERDE ANA SÖZLEŞME İLE GETİRİLEBİLECEK PAY DEVRİ SINIRLAMALARI NELERDİR? 18 Mayıs 2020

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile anonim şirketlerde pay devirlerine ilişkin detaylı düzenlemeler yapılmış olmakla, ilgili hükümlere göre pay devirleri kanundan doğan sebeplerle ve esas sözleşmeyle sınırlandırılabilmektedir. Bu yazıda, pay devirlerinin şirket esas sözleşmesi kapsamında sınırlandırılmasının kapsamına değinilecek olmakla, bu sınırlandırmaların hukuki korumayı yeterli şekilde sağlayıp sağlamadığı değerlendirilecektir.

ANONİM ŞİRKETLERDE PAYLARIN DEVRİNE İLİŞKİN ESASLAR NELERDİR?

Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketlerde pay devrini pay senetlerinin çeşidine göre bir ayrıma gitmek suretiyle ele almaktadır. Buna göre, pay senetleri; hamiline ve nama olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu kapsamda hamiline yazılı pay senetleri zilyetliği elinde bulunduran kişiye ait, pay bedellerinin tamamı ödenmiş olan senetler olarak tanımlanabilecekken; nama yazılı senetler ise belli bir kişinin ismi veya unvanına yazılı olan ve söz konusu paya dayanan hakların kullanılmasını sağlayan senetlerdir.

Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan düzenlemeler uyarınca, hamiline yazılı pay senetlerinin devri, zilyetliğinin devredilmesiyle mümkünken; nama yazılı pay senetleri, pay senetlerinin ciro edilerek zilyetliğinin devredilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Ancak anonim şirketlerde her nama yazılı pay için pay senedi çıkarılması zorunlu olmadığından, pay senedine bağlanmayan çıplak payların devri, devir sözleşmesi ile gerçekleşmektedir.

Yukarıda bahsedildiği üzere, anonim şirketlerde hamiline yazılı senetlerin devri zilyetliğin devri ile mümkün olduğundan, söz konusu pay devrinin sınırlandırılmasında fiilen mümkün değildir. Türk Ticaret Kanunu düzenlemesi de, buna paralel olarak, nama yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin birtakım sınırlamalar getirmiştir. Buna göre, anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devri kanunen veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilecektir. Bu kapsamda, Türk Ticaret Kanunu anonim şirketlerde nama yazılı payların devrinin keyfi olarak sınırlandırılmasının önüne geçmiş; söz konusu sınırlamayı birtakım koşullara bağlamıştır.

NAMA YAZILI HİSSE SENETLERİNİN DEVİRLERİ ESAS SÖZLEŞME İLE HANGİ KAPSAMDA SINIRLANDIRILABİLMEKTEDİR?

Türk Ticaret Kanunu madde 490 uyarınca, nama yazılı pay senetlerinin devri kural olarak serbesttir. Söz konusu serbestliğin kanun kapsamında birtakım sınırlandırmaları olsa da, esas sözleşmede herhangi bir düzenleme olmadığı durumlarda kanunda yer alan şartları taşıyan nama yazılı pay senetlerinin devredilmesinde kural olarak herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devrine getirilen sınırlamalardan ilki, bedeli tamamen ödenmemiş paylar bakımından düzenlenmiştir. Buna göre, bedeli tamamen ödenmemiş paylar ancak şirket onay ile devrolunabilir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu madde 491 uyarınca söz konusu onayın sınırları belirlenmiş ve ancak devralanın ödeme gücünün bulunmadığı ve şirketçe istenen teminatın verilmediği hallerde devre onay verilmeyeceği düzenlenmiştir.

Öte yandan, şirket esas sözleşmesiyle, nama yazılı pay senetlerinin devrinde birtakım sınırlandırmalar getirilebilmesi mümkündür. Buna göre, esas sözleşme ile nama yazılı pay senetlerinin devrinin ancak şirketin onayı olması durumunda mümkün olabileceği düzenlenebilecek, böylelikle pay bedelleri tamamen ödenmiş olan pay senetlerinin devredilmesi de şirket onayıyla mümkün olacaktır.

Bununla birlikte, esas sözleşmeye konulacak devir yasağının kapsamı sınırlıdır. Türk Ticaret Kanunu, anonim şirkette bedeli tamamen ödenmiş nama yazılı payların devrinin ancak (i) esas sözleşmede öne sürülen önemli bir sebep ileri sürülerek veya (ii) payların gerçek değeri üzerinden satın alınması teklif edilerek reddedilebileceğini düzenleme altına almıştır.

Türk Ticaret Kanunu’na uyarınca birinci durumda belirtilen önemli sebeplere aşağıdaki örnekler verilmiş ancak bu konuda sınırlayıcı bir sayım yapmaktan kaçınılmıştır:

  • Pay sahipleri çevresinin korunması;
  • Şirketin işletme konusunun korunması;
  • İşletmenin ekonomik bağımsızlığının muhafaza edilmesi;
  • Devralanın payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmekten kaçınması.

Ayrıca, şirket esas sözleşmesinde söz konusu pay devri ile ilgili herhangi bir sınırlama bulunmaması durumunda, esas sözleşmenin değiştirilmesi yoluyla da bu tür sınırlandırma getirilmesi mümkündür. Ancak bu hususa ilişkin yapılacak esas sözleşme değişikliklerinin gerçekleştirilebilmesi ağırlaştırılmış nisaplara tabi tutulmuş olup,sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan pay sahipleri ve temsilcilerinin oyları ile böyle bir değişiklik yapılması mümkün olacaktır.

Öte yandan Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında esas sözleşme ile getirilecek yukarıda sayılan sınırlandırmalar; “borsaya edilmemiş nama yazılı paylar” bakımından geçerlidir.

Borsaya kote edilmiş paylara ilişkin devirlerde ise esas sözleşmede sermayenin belli bir yüzdesi olarak belirlenen bir sınırın üzerinde nama yazılı payın iktisap edilmesine ilişkin sınır getirilebilmekte olup buna göre söz konusu sınırın aşılması durumunda nama yazılı pay devri reddedilerek anonim şirket bünyesindeki bağımsızlığın bozulma riski bertaraf edilebilmektedir.

Netice itibariyle, Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri, anonim şirketlere şirket paylarının devrine ilişkin sınırlandırmalar bakımından sınırsız bir yetki vermemekte; temel kural olarak şirket paylarının devrinde serbestliği benimsemektedir. Bu kapsamda, şirket paylarının devrine ilişkin sınırlamalara anonim şirket esas sözleşmelerinde kanuni düzenlemelere uygun olarak yer verilmesi büyük önem arz etmektedir.