TÜRK TİCARET KANUNU KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET 24 Kasım 2020

  1. Haksız Rekabet Kavramı

Haksız rekabet kavramı, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan, ekonomik düzenin aktörleri aleyhine sonuç doğuran hareket ve fiillerin tümü biçiminde tanımlanabilir. Türk hukukunda haksız rekabet, hem Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) hem de Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) hükümleri kapsamında düzenlenmektedir. Ancak haksız rekabete ilişkin düzenlemenin yer aldığı TBK hükmü; ticari işlere ait haksız rekabet hakkında TTK hükümlerinin uygulama alanı bulacağını öngörmektedir.

Ticari işlerle ilgili haksız rekabet konusunda uygulanacak olan TTK hükümlerinin amacı ise “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olarak ifade edilmektedir. Bu bakımdan TTK madde 54 uyarınca; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. TTK kapsamında haksız rekabetin varlığını kabul edebilmek için herhangi bir zararın oluşması şart değildir ve kusurun varlığı aranmaz.

  1. Haksız Rekabet Halleri

Haksız rekabet halleri TTK madde 55’te altı kategori halinde düzenlenmiştir. Ancak bu haller örnekleyici olup, sınırlayıcı olarak sayılmamıştır.

(1) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;

  1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,
  2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,
  3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,
  4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,
  5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,
  6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,
  7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,
  8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,
  9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,
  10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,
  11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,
  12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak.

(2) Sözleşmeyi ihale ve sona erdirmeye yöneltmek; özellikle;

  1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,
  2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,
  3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,
  4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.

(3) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;

  1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
  2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
  3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.

(4) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

(5) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

(6) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak; özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;

  1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya
  2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

  1. Haksız Rekabet Halinde Açılabilecek Davalar

Haksız rekabetin varlığı durumunda haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kişilerin açabilecekleri davalar TTK madde 56’da düzenlenmiştir.

(1) Tespit Davası: Fiilin haksız olup olmadığının tespiti amaçlanır. İleride açılması düşünülen men, ref veya tazminat davalarına dayanak olmak üzere, fiilin haksız olup olmadığının tespiti için açılır.

(2) Haksız Rekabetin Men’i Davası: Haksız rekabet fiilinin mevcut olup devam etmesi halinde bu fiilin bertaraf edilmesi ya da gelecekte ortaya çıkması kuvvetle muhtemel olan haksız ihlalin önlenmesi amaçlanır. Haksız rekabetten dolayı zarara uğrayan veya zarar görme tehlikesine maruz kalan kimse tarafından fiilin yapılmaması veya önlenmesi için açılır.

(3) Haksız Rekabetin Ref’i Davası:  Haksız rekabeti ortaya çıkaran fiilden önceki durumun temin edilmesi amaçlanır. Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve ihlalin önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası için açılır.

(4) Tazminat Davası: Maddi ve manevi tazminat davası olarak iki biçimde de açılabilir. Haksız rekabet mahiyeti itibariyle haksız fiilin özel bir hali olduğundan tazminat talep edebilmek için Türk Borçlar Kanunu koşullarına uygun olarak; hukuka aykırı fiilin varlığı, failin kusurlu olması, bir zarar veya zarar tehlikesinin varlığı ve illiyet bağı bulunmalıdır. Ancak zararın ispatının her zaman kolay olmaması nedeniyle TTK madde 56/1-e hükmü ile davacı lehine hakimin haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına karar verebileceği belirtilmiştir.

Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşterilerin de yukarıda açıklanan davaları açabilecekleri TTK madde 56/2’de kabul edilmiştir ancak bu kişiler araçların ve malların imhasını isteyemezler.

Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da tazminat davaları hariç olmak üzere yukarıda bahsi geçen davaları açabilmektedir.

  1. Zamanaşımı

Haksız rekabet halinde açılabilecek davalar TTK madde 60 uyarınca, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak haksız rekabet fiili aynı zamanda Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.