LİMİTED ŞİRKETLERİN TASFİYESİ 3 Ocak 2022
LİMİTED ŞİRKETLERİN TASFİYESİ
- GİRİŞ
Limited Şirketler; sözleşmede yazılı sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması ya da kanunda öngörülen diğer sona erme halleri ile sona ermektedir.
Anonim şirketlerin tasfiyesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 529 ile 548 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Limited şirketlerin tasfiyesine dair TTK’ da ayrıca bir düzenleme yer almamasına karşın aynı kanunun 643. Maddesinde düzenlenmiş olan atıf uyarınca, anonim şirketlerin tasfiyesini düzenleyen hükümler, limited şirketlerin tasfiyesine de uygulanmaktadır.
- TASFİYE SÜRECİ
- Tasfiyeye Giriş ve Genel Kurul Kararı
Pay sahiplerinin alacağı genel kurul kararı ile şirketin tasfiyeye sürecine girişine karar verilecektir. Tasfiye kararı için esas sözleşmede daha yüksek bir oran belirlenmemişse şirket sermayesinin %75’ini temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu gerekmektedir.
Tasfiye memurları; şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar. Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bu durumu bildirirler; bu durumda mahkeme iflasın açılmasına karar verir.
Tasfiye memurları tasfiye ile sınırlı işlemler bakımından şirketi temsile yetkili olacaklardır. Bununla birlikte; tasfiye sürecindeki işlemlerden dolayı pay sahiplerine ve alacaklılara karşı hukuki olarak sorumludurlar. Tüzel kişiler ya da gerçek kişiler tasfiye memuru olabilmektedir, ancak en az bir tasfiye memurunun Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de ikamet etmesi gerekmektedir.
Tasfiye memurları görevlerine başlar başlamaz, şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu incelerler; gerekirse şirket mallarına değer biçmesi için uzmanlara başvurarak, şirketin malvarlığına ilişkin durumu ile finansal durumunu gösteren bir envanter ile bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunarlar. Envanter ve bilançonun onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin envanterde yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyarlar.
Tasfiyeye dair genel kurul kararının tescili ve ilanından sonra şirket, tasfiye sürecine girecektir. Tasfiye hâlindeki şirket, tasfiye sürecinin tamamlanmasına dek tüzel kişiliğe haiz olmaktadır. Ticaret unvanını ise "tasfiye hâlinde" ibaresi eklenerek şirketin tasfiye sürecinde olduğunu belirtecek şekilde kullanacaktır.
- Alacaklılara Çağrı Yapılması
Tasfiye memuru, şirketin defterlerine ve ilgili diğer belgeleri ile yapacağı inceleme neticesinde şirketin alacaklılarını tespit eder. Ardından şirket alacaklılarına şirketin tasfiye sürecine girdiği ve alacaklarını tasfiye memuruna bildirmeleri hususları taahhütlü mektupla bildirilir.
Tasfiye memuru tarafından tespit edilebilmiş olan alacaklılara yapılan bildirimin yanı sıra, tasfiye memurunun ticaret siciline başvurusu ile şirketin tüm alacaklılarını üç ay içerisinde alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye davet eden genel beyan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmelidir. İlgili duyuru birer hafta ara ile toplam üç kez ilan edilecektir.
- Üç Aylık Bekleme Dönemi
Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki yapılan son ilandan sonra pay sahipleri, tasfiye süreci tamamlanmadan önce en az üç ay beklemelidir. Üç aylık bekleme süresi uzatılabilir, ancak kısaltılamayacaktır.
Daha sonra tasfiye memuru alacakların tahsili için, şirketin borçlularından olan tüm alacaklarını talep ve tahsil etmelidir. Şirket varlıkları, tasfiye memuru tarafından satılmalıdır.
Bununla birlikte tasfiye memuru, çalışanlara, bankalara kamu kurumları dahil olmak üzere şirketin alacaklılarına olan tüm borçlarını ödemelidir. Şirketin önceden akdetmiş olduğu sözleşmelerin, üç aylık bekleme süresi dolmadan usulüne uygun bir şekilde feshedilmesi lazımdır. Belirtmek gerekir ki, şirketin devam eden hukuki uyuşmazlıkları tasfiye sürecinin sona ermesini engelleyecektir. Bu nedenle, uyuşmazlıklar çözümlenmeli veya karara bağlanmalıdır.
Borçların ödenmesi akabinde ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı; pay sahiplerine, payları, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılacaktır. Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme bir yıl geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.
Limited şirketin esas sözleşmesi ile genel kurul kararında aksi yönde bir düzenleme yer almadığı sürece dağıtma işlemi parasal olarak yapılacaktır.
- Genel Kurul Kararı ile Tasfiye Sürecini Tamamlama ve Sicilden Kaydın Silinmesi
3 aylık bekleme süresinin tamamlanmasıyla genel kurul, nihai bilançonun onaylanmasıyla tasfiye sürecinin tamamlandığına karar verir. Şirketin var olan tüm borçları ödeneceğinden ve şirketin geriye kalan varlığı pay sahiplerine dağıtılacağından nihai bilanço, şirketin artık aktifinin ve pasifinin kalmadığını gösterecektir. Tasfiye süreci genel kurul kararının tescili ve ilanı ile tamamlanacaktır. Ticaret sicilinden şirketin kaydının silinmesi ile şirketin tüzel kişiliği sona erecektir.
Ancak, ticaret sicilinden kaydın silinmesi, şirketin vergi ve sosyal güvenlik sicil kayıtlarının da silinmesi işlemini gerçekleştirmemektedir. Dolayısıyla, tasfiye memuru ilgili vergi dairesine ve sosyal güvenlik kurumuna tasfiye sürecinin tamamlandığını da mutlak surette bildirmelidir.
Tasfiye süreci sona erdikten sonra şirket defter ile belgelerinin TTK hükümleri uyarınca saklanması gerekmektedir.
- Ek Tasfiye
Ek tasfiyeye; tasfiyenin kapanması ve işlemlerin tamamlanıp bitirilmesinden sonra başkaca tasfiye önlemlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması ile başvurulur. Bu tasfiye, şirketi ek tasfiye gerektiren işlemlerin yapılabilmesi için geçici bir süreliğine tasfiye şirketine çeviren geçici bir yoldur. Ek tasfiye, yeni hukuki durum oluşturmamakta, önceki tasfiyenin eksik hususlarını tamamlamaktadır.
Örneğin, bazı şirket aktiflerinin tasfiye kapsamına girmesine rağmen unutulması, işlemlerin eksik gerçekleştirilmesi, malvarlığının paylaşımı ve dağıtımı esnasında yasal birtakım yükümlülüklerin ihlal edilmesi, organların sorumluluğuna dair dava açılacak olması gibi bazı nedenler uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa; ek işlemler bitene kadar şirketin yeniden tescili istenebilecektir.
Son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden ek tasfiye talep edebilecektir. Mahkeme talebin yerinde olduğuna karar verirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri gerçekleştirmeleri için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
- İflas Durumunda Limited Şirket Tasfiyesi
İflas etmiş limited şirket tasfiyesi, iflas idaresi tarafından yapılır. Şirketin iflası durumunda; iflas idaresi kurulur ve iflas işlemlerinin yanı sıra tasfiye işlemlerini de iflas idaresi gerçekleştirecektir. Dolayısıyla iflas etmiş olan bir limited şirketin tasfiyesinde yukarıda izah edilen süreç değil, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
- Tasfiye Kararından Dönme
Bazı şartların varlığı halinde Limited şirket tasfiyesinden dönmek mümkündür. Şirket; sürenin dolması ile ya da genel kurul kararı ile sona ermişse; pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanmamış olmadıkça, genel kurul şirketin devam etmesi kararını alabilir. İşbu devam kararının verilebilmesi için sermayenin en az yüzde altmışının oyu gerekmektedir. Bu nisap esas sözleşme ile artırılabilir ve başkaca önlemler düzenlenebilir.
Tasfiye memuru tasfiyeden dönmeye ilişkin olan genel kurul kararını tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.
- SONUÇ
Yukarıda detaylıca izah edildiği üzere; limited şirketin tasfiyesi dikkat ve özen ile yürütülmesi gereken bir süreçtir. Dolayısıyla herhangi bir hak kaybına ya da zarara sebep olunmaması için her aşamanın dikkatle incelenerek sürecin yürütülmesinde fayda bulunmaktadır.

