Vergi Hatalarının Düzeltilmesi 9 Kasım 2022
Vergi Hatalarının Düzeltilmesi
I. Giriş
Hata hukuka aykırı bir işlemin varlığını gösteren ve idarece düzeltilmesi gereken işlemleri ifade eder. Vergi hataları tarhiyat işleminden verginin tahsiline kadar izleyen süreçte karşımıza çıkan mükelleften veyahut idareden (Vergi Dairesi) kaynaklı hukuka aykırı işlemlerdir. Söz konusu hataların ortaya çıkışı, vergilendirme olgusunun karmaşık ve teknik yanlarından yahut sık sık değişikliğe uğrayan mevzuat yapısı ve mevzuatın içerik olarak yetersizliğinden kaynaklanabilmektedir. Ayrıca bu kapsama vergi dairesinin veya mükellefin kanunları eksik veya dar yorumlamasından kaynaklı oluşan hatalar da örnek teşkil edebilmektedir.
II. Vergi Hatalarının Düzeltilmesi Hangi Şekillerde Gerçekleşir?
Hata düzeltme müessesesi Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 120 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Düzeltme işlemi düzeltme fişine istinaden yapılır ve düzeltme fişini imzalama yetkisine vergi dairesi müdürü haizdir. Vergi hatalarının düzeltilmesi vergi dairesince re’sen ya da mükellefin başvurusu üzerine yapılabilir, her iki halde sonuç aynı olacaktır. Düzeltme sonucunda tarh veya tahsil işlemlerinin o zamana kadar ortaya çıkardığı bütün hukuki ve vergisel neticeler işlemin yapıldığı tarih itibari ile ortadan kalkacaktır.
Mükelleflerin vergi hatası ve hukuki uyuşmazlık kavramlarının tahlilini doğru yapması ve buna bağlı olarak başvuruda bulunması büyük önem arz etmektedir. Hukuki uyuşmazlık için hata düzeltme talebi ile idareye başvurulması durumunda, mali idare bu isteği reddetmektedir. Mükelleflerin herhangi bir hak kaybına uğramamaları için, işlemde bir hukuki uyuşmazlık olduğu kanısında iseler, düzeltme başvurusu yerine ya da buna ilişkin işlemlerde başvurunun yanı sıra dava açma süresi içinde dava yoluna başvurulması gerekip gerekmediği hususunda alanında uzman kişilerden destek alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
1.İdari İşlemler ve Yargı Nezdinde Düzeltme
Türk Vergi Hukukunda idari çözüm yolu yargısal çözüm yolunun ön koşulu olarak düzenlenmemiştir, uyuşmazlık konusunda idari aşamada başvuru yapılmadan doğrudan vergi yargısına başvurulabilmektedir.
- Re’sen Düzeltme
VUK’un 121. maddesi kapsamında düzenlenmiş olan re’sen düzeltme, idarece tereddüde yol açmayacak şekildeki açık ve mutlak vergi hatalarının, herhangi bir başvuru aranmaksızın idarece kendiliğinden düzeltilmesidir. Yapılan düzeltme mükellefin aleyhine olduğunda ve hukuka aykırılık teşkil ettiğinde 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.
- Başvuru Üzerine Düzeltme
VUK’un 122. maddesi uyarınca; Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler. Ancak bu başvurunun VUK madde 126’ya uygun şekilde düzeltme zamanaşımı içinde yapılması gerekmektedir. Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltme yapılır; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi talep edene yazı ile tebliğ olunur. Başvuru üzerine düzeltme halinde dava açma süresi içinde olup olmadığına göre farklı neticeler ortaya çıkmaktadır. Unutulmamalıdır ki, daha önce 60 gün olarak uygulanan “zımni ret” süresi 7331 sayılı Kanun'la 30 güne indirilmiştir. Dolayısıyla artık vergi dairesinin 30 gün içerisinde cevap vermemesi halinde dava açma süresi, vergi dairesine müracaatı izleyen 30 günlük zımni ret süresinin bitiminden itibaren başlayacaktır. Düzeltme müracaatına kadar geçen zaman dava açma süresinden düşülecektir. Düzeltme müracaatı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. Maddesi uyarınca dava açma süresini durdurucu niteliktedir.
- Düzeltme Başvurusunun Dava Açma Süresi İçinde Yapılması
Düzeltme talebi reddedilir veya 30 gün içinde cevap verilmez ise düzeltme talebine istinaden geçen süre de dikkate alınarak ve 30 günlük dava açma süresinden geri kalan zaman dâhilinde dava açılmalıdır. Otuz günlük süre içinde vergi dairesince verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, İYUK madde 10/2 uyarınca bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.
- Düzeltme Başvurusunun Dava Açma Süresi Geçtikten Sonra Yapılması
Söz konusu hatalar dava açma süresinden sonra fark edilmiş olabilir. Bu durumda da vergi dairesine düzeltme talebinde bulunulabilecekken reddi halinde yargı aşamasına taşınması söz konusu olmayacaktır. Bu durumda mükelleflerin VUK 124 uyarınca şikâyet yolu ile Hazine ve Maliye Bakanlığına müracaat edebilme imkânı bulunmaktadır. Bakanlığa şikâyet yolu ile yapılan müracaatın doğrudan reddedilmesi halinde 30 gün içinde dava açılması gerekirken; 30 gün içinde cevap verilmeyerek zımni şekilde reddi halinde ise bu tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması mümkündür. İl özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilecektir. Şikâyet süreci tüketilmeden açılan davalarda ön inceleme aşamasında “idari merci tecavüzü” kararları ile karşılaşılabilmektedir. Ancak bu durum pratikte her mahkeme tarafından uygulanmamaktadır, kanunun lafzi yorumu dâhilinde şikâyet müessesinin bir seçimlik hak olduğu çıkarımı da yapılabilmektedir.
2. Yargı Aşamasında Ortaya Çıkan Hatalar
VUK’un 125. maddesi uyarınca vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay’dan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
III. Düzeltmede Zamanaşımı Hükümleri Ne Şekilde Uygulanmaktadır?
Düzeltmede zamanaşımı Kanunun 126. maddesi kapsamında düzenlenmiştir:
114’üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı;
b) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
c) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
Bu bağlamda düzeltme zamanaşımı için öngörülen sürenin, vergiyi doğuran olayın doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren 5 olduğu tespiti yapılmalıdır. (VUK’un 114. maddesi hakkında detaylı bilgi için Vergi Hukukunda Zamanaşımı adlı makalemizden yararlanabilirsiniz
İlgili maddenin yukarıdaki bentlerinde sıralanan işlemler vuku bulduğu takdirde zamanaşımı 1 yıldan kısa olamayacaktır.
IV. Sonuç
Ele aldığımız konu niteliği itibariyle idarenin tek yanlı işlemlerinin yoğunlukta olduğu ve mevzuat ile pratik uygulamalar nezdinde fikir aykırılıklarının mevcut bulunduğu dinamik bir alana aittir. Mükelleflerin bu bağlamda hak kayıplarının önüne geçmek maksadıyla gerek idari işlemler gerekse yargı aşamasında alanında uzman kişilerden yardım almasının oldukça önem arz ettiğini belirtmek gerekir.

