SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNİN YARIDA KESİLMESİ KAPSAMINDA CULPA IN CONTRAHENDO SORUMLULUĞU 15 Eylül 2023
Sözleşme Görüşmelerinin Yarıda Kesilmesi Kapsamında Culpa in Contrahendo Sorumluluğu
Sözleşme Görüşmelerinin Yarıda Kesilmesi
Sözleşmenin kurulması taraflar arasında belirli görüşmeleri zorunlu kılan bir süreçtir. Mutlak bir zaruret olmamakla beraber sözleşme, bir anda ortaya çıkan bir hukuki işlem değildir. Sözleşme kurulmadan önce taraflar, sözleşmenin içeriği, şartları, içerdiği hak ve yükümlülükler üzerinde birbirleri ile görüşmeler yaparlar. Bir sözleşmenin kurulması amacı ile bir araya gelen taraflar arasında özel bir hukuki temas mevcuttur ve bu temas, taraflar arasında güven ilişkisi doğurur. Güven ilişkisi kurulduktan sonra artık taraflar, bu güven ilişkisinin gerektirdiği biçimde doğruluk ve dürüstlük kuralına uygun bir şekilde davranmak mecburiyetindedirler. Bu da aralarında güven ilişkisi bulunan taraflara, birbirlerinin kişilik ve malvarlığı değerlerini korumada titiz davranmak ve dürüstlük kuralı gereğince özen göstermek zorunluluğunu getirmektedir.
Bu kapsamda; sözleşme görüşmelerini karşı tarafta haklı bir güven uyandırdıktan sonra yarıda kesen ve sözleşme kurma iradesinden vazgeçtiğini açıklayan tarafın uyandırdığı bu güven sebebi ile zarara uğrayan tarafın zararını tazmin etme sorumluluğu ancak Sözleşme Görüşmelerinden Doğan Sorumluluk yani Latince ismi ile Culpa in Contrahendo sorumluluğu altında açıklanabilmektedir.
Culpa in Contrahendo sorumluluğu ne anlama gelmektedir?
Sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğu (culpa incontrahendo) genel bir ifadeyle belirtmek gerekirse, sözleşme görüşmeleri aşamasında taraflardan birini diğerine veya onun koruması altında bulunan kişilere, aralarında dürüstlük kuralı gereğince ortaya çıkan güven ilişkisinin ihlali sonucu meydana gelen sorumluluktur. Bu sorumluluğun şartları;
- Sözleşme öncesi bir Hukuki ilişkinin varlığı,
- Uyandırılan güvene uygun, dürüst ve özenli davranma
- Zarar
- Borca ve hukuka aykırı davranış ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır.
Bu doğrultuda görülmektedir ki taraflardan birinin sözleşme niyeti bulunmaksızın sözleşme görüşmelerine girişmeleri ya da sözleşme niyeti ortadan kalkmış olmasına rağmen bunu karşı tarafa derhal bildirmeyerek görüşmeleri sürdürmeleri, culpa in contrahendo sorumluluğuna yol açmaktadır.
İmza Aşamasında Sözleşme Kurmaktan Vazgeçme Durumunda Bu Sorumluluktan Bahsedilebilir Mi?
Sözleşmeyi kurmak istemediğinin bilincinde olmasına rağmen, görüşmeleri şekil şartının gereklerinin yerine getirileceği son aşamaya kadar sürdüren tarafların culpa in contrahendo dolayısıyla sorumlu olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu sebeple sözleşme görüşmelerini imza aşamasına kadar sürdüren ancak bu aşamada sözleşme kurmaktan vazgeçen taraf karşı tarafta uyandırdığı güven sebebi ile yine bu sorumluk kapsamında sorumlu olacak ve karşı tarafın zararını tazmin etmesi gerekecektir.
Culpa in Contrahendo Sorumluluğu Kapsamında Hangi Zararların Tazmini İstenebilir?
Bu kapsamda menfi zarar kalemleri karşı taraftan talep edilebilmektedir. Örnek vermek gerekirse; Sözleşmenin yapılmasına ilişkin, sözleşmenin kurulması için yapılan harcamalar; harçlar, posta giderleri, noter ücreti vs. işin görülmesi için yapılan giderler; sözleşmenin kuruluşuna güven nedeni ile kaçırılan tekliflerden kaybedilen kar, söz konusu sözleşme kurulmadığı için başka bir sözleşmenin yerine getirilememesi nedeniyle uğranılan zarar kalemleri gibi pek çok zarar türü menfi zarar olarak belirlenebilmekte ve Culpa in Contrahendo sorumluluğu kapsamında tazmini istenebilmektedir.
Culpa in Contrahendo Sorumluluğu’nun Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk kapsamında zamanaşımı süresinin ve ispat yükümlülüğün sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yargı kararlarında ve doktrinde belirtilmektedir. Sözleşme hukuk çerçevesinde değerlendirildiğinde Culpa in Contrahendo sorumluluğunda zamanaşımı süresinin kanunda aksine bir hüküm belirtilmeyen hallerde 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabii olduğu anlaşılmaktadır.

