ANONİM ŞİRKETTE YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN ŞİRKETİ ZARARA UĞRATMASI HALİ VE SONUÇLARI 25 Eylül 2023

YÖNETİM KURULU KİMLERDEN OLUŞUR VE NASIL SEÇİLİR?

6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (‘‘Eski TTK’’) uyarınca; yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda şirkette pay sahibi olması gerekirken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (‘‘TTK’’) uyarınca yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda pay sahibi olma gereklilikleri ortadan kalkmıştır.

Yönetim kurulunun kaç kişiden oluşacağı şirket ana sözleşmesi ile belirlenir. Eski TTK uyarınca yönetim kurulu en az 3 kişiden oluşmak zorunda iken; TTK m.359 uyarınca yönetim kurulu bir veya daha fazla kişiden oluşabilir. Şirketin kuruluşunun ardından teşekkül eden ilk yönetim kurulu şirket ana sözleşmesi ile belirlenirken bundan sonraki yönetim kurulu genel kurulda oy çoğunluğuna sahip pay sahipleri tarafından seçilir.

 

YÖNETİM KURULUNUN GÖREV VE YETKİLERİ NELERDİR?

TTK uyarınca, yönetim kurulu ve genel kurul arasında işlev ayrılığı vardır. TTK m.374 uyarınca genel kurulun, kanunun ve şirket ana sözleşmesinin icazet verdiği alanlarda karar alması mümkün iken; yönetim kurulu genel kurul dışında bırakılan bütün alanlarda yetkilidir.

Ayrıca TTK m. 365 uyarınca, yönetim kurulu şirketin yönetim ve temsil organıdır. Bu kapsamda, yönetim kurulu üyeleri, şirketin kanuni temsilcileridir ve ortaklıkla aralarındaki hukuki ilişki vekâlet sözleşmesine dayanır. Yönetim kurulunun söz konusu temsil yetkisini kullanarak 3.kişilerle yaptığı işlemler ile sözleşmelerden doğan hak, borç ve taahhütler şirket tüzel kişiliğine aittir, kurul üyeleri 3.kişilere karşı şahsen sorumlu olmazlar.

 

YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ŞİRKETİ NASIL ZARARA UĞRATABİLİR?

Yönetim kurulu üyelerinin kanundan veya şirket ana sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde sorumlulukları gündeme gelecektir. Yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı hukuki sorumluluk halleri TTK m.549 ve devamında düzenlenmiştir.

TTK m.553 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluklarının doğması için belirli şartların aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Söz konusu madde uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kanundan veya şirket ana sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi, yapılan ihlalin kusurlu bir davranış sonucu ortaya çıkması, zararın oluşması ve ilgili üyenin görevini ihlal eden kusurlu davranışı ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Dolayısıyla hukuki sorumluluklarının ihlali sonucu yönetim kurulu üyeleri şirketi zarara uğratabilirler.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; yönetim kurulu üyesi, görevini yerine getirirken kasten, ağır ihmal ya da hafif ihmal kapsamında yapmış olduğu her türlü davranıştan dolayı sorumlu tutulabilecektir.

Bu yükümlülüğün ihlali sonucu ortaya çıkan zarar doğrudan veya dolaylı zarar olabilir. Doğrudan zarar halleri; şirketin malvarlığında azalma, borcunun artması ya da kar elde edememe halleri olarak sayılabilir. Dolaylı zarar hali ise, şirkete gelen bir zarar sonucu (örneğin; iflasına karar verilmesi) şirket alacakları veya pay sahipleri dolaylı olarak zarar görmesi durumudur.

Yukarıda sayılan zarar halleri ile yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışı arasında uygun illiyet bağı yoksa yönetim kurulundan zararın tazmini talep edilemeyecektir.

Kusur bakımından ise; TTK m.369’da düzenlenen yönetim kurulunun özen borcu üyelerin kusurlu olup olmadığını belirlerken dikkate alınan bir kıstastır. Tedbirli bir yöneticinin özenini göstermeyen yönetim kurulu üyesi, bu özeni göstermediği ölçüde sorumlu tutulacaktır. Şirket menfaatine verilen her türlü zarar, herhangi bir kusur neticesinde ve yöneticinin özen borcunun ihlali sonucu ortaya çıkması ve yukarıda bahsi geçen şartları da sağlaması halinde yönetim kurulu üyeleri sorumluluğuna başvurulabilecektir.

 

YÖNETİM KURULUNUN ŞİRKETİ ZARARA UĞRATMASI SONUCU NELER YAPILABİLİR?

TTK m.555 ve m.556 uyarınca, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketi uğrattığı zararlar sebebiyle, şirket tüzel kişiliğinin yanı sıra pay sahipleri ve şirket alacaklıları da kurul üyelerine karşı sorumluluk davası açabilirler.

Söz konusu sorumluluk davasında önemli olan bir husus ispat yükünün hangi tarafa ait olduğudur. TTK m. 553/1 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin “kusurlarının bulunmadığını ispat etmedikçe” sorumlu olacaklarına ilişkin düzenleme mevcuttu. Ancak söz konusu madde fıkrasında yapılan değişiklikle “kusurlarının bulunmadığını ispat etmedikçe” ibaresi metinden çıkarılmış ve yönetim kurulu üyelerinin kusurlu olduğunu iddia eden tarafın ispat yüküne sahip olduğu bir düzenlemeye gidilmiştir.

Ayrıca TTK m.555 uyarınca pay sahipleri, şirket yönetim kurulu üyelerine açacağı sorumluluk davasında tazminatın ancak şirkete ödenmesini talep edebilirler. Yani pay sahipleri bu davayı kendileri adına ancak şirket hesabına açabileceklerdir.

İlgili davada görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesi iken; yetkili mahkeme ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.