İŞ KANUNUNA TABİ OLMAYAN İŞÇİLER VE HAKLARI 24 Eylül 2020

Türk hukukunda bazı işler ve iş ilişkileri İş Kanunu (“İK”) kapsamı dışında bırakılmıştır. İK madde 4’te İK kapsamına girmeyen işler belirlenmiştir. Buna göre; deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar, elli ve elliden az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde çalışanlar, aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işlerinde çalışanlar, bir ailenin üyeleri ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde çalışanlar, ev hizmetlerinde çalışanlar, çıraklar, sporcular, rehabilite edilenler ve Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu kapsamında üç kişinin çalıştığı işyerlerinde çalışanlar İK hükümlerine tabi değildir. Dolayısıyla sözü edilen iş kollarında çalışanların hakları bakımından İK değil, diğer başka özel kanunlar veya Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) uygulama alanı bulacaktır.

 

  1. İŞ KANUNUNA TABİ OLMAYAN İŞLER

 

  1. Deniz Taşıma İşleri

Kural olarak deniz taşıma işleri, Deniz İş Kanunu’na tabidir. Ancak İK madde 4’te getirilen hüküm uyarınca kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya veya karadan gemiye yapılan yükleme ve boşaltma işleri İK kapsamında yer almaktadır. Ayrıca Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler de İK kapsamında değerlendirilmektedir.

  1. Hava Taşıma İşleri

Hava taşıma işlerinde çalışanlar bakımından özel bir kanun bulunmadığı için TBK hükümleri uygulama alanı bulmaktadır. Buna karşılık, havacılığın tüm yer tesislerinde yürütülen işlerde çalışanlara İK uygulanır. Şu halde pilot, kabin memuru, telsizci ve makinist İK kapsamı dışında kalan uçuş personelidir. Bunların dışında kalan, depo, havaalanı, hangar ve atölyelerde çalışanlar, hava taşıt araçlarını yapan, onaran ve bakımını üstlenenler diğer bir deyimle tüm yer tesislerinde istihdam edilenler İK’nın uygulama alanı içine girerler. (Yargıtay 7.HD, 19.06.2013 T. , 2013/15340 E. ve 2013/115396 K.) Ek olarak, gelişen içtihatlar uyarınca uçuş personelinin toplu iş sözleşmesi yahut sendikalı olması halinde İK kapsamında yer alacağı kabul görmektedir.

  1. Elli ve Ellinin Altında İşçi Çalıştıran Tarım ve Orman İşlerinin Yapıldığı İşyerleri

Elli ve daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerleri veya işletmelerin İK kapsamında olmadığını belirtilmiştir. Bu tarz işyerlerinde ve işletmelerde çalışanlar açısından özel bir Tarım ve Orman İş Kanunu bulunmadığı için TBK uygulanır. Ancak istisna getirilerek; tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler, tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri, halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe işleri açısından İK hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.

 

  1. Aile Ekonomisi

Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işlerinde ve bir ailenin üçüncü derece de dahil olmak üzere, üçüncü dereceye dek akrabalık bağları olan bireyler arasında dışarıdan başka birisinin katılmadığı halde evlerde ve el sanatlarının yapıldığı halı dokuma işleri gibi işlerde İK hükümleri geçerli değildir.

  1. Ev Hizmetleri

Gündelik ev işlerinde çalışanlar İK kapsamında yer almamaktadır. Bir işin ev hizmetleri içinde sayılabilmesi için doğrudan evin kendisine ve yaşam koşullarına yönelik olması gerektiği belirtilmektedir. Bu bakımdan; aşçı, uşak, temizlikçi, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı vb. evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişilerdir. Bu kişiler ile işverenleri arasındaki hukuki ilişkilerde TBK uygulanır.

  1. Çıraklar

Kural olarak çıraklar İK kapsamında yer almaz ancak iş sağlığı ve güvenliği hükümleri bakımından çırakların hakları saklıdır.

  1. Sporcular

Sporcuların bir kulüp çatısı altındaki çalışmaları İK hükümlerine değil, TBK hükümlerine tabidir. Yargıtay’a göre sporla doğrudan uğraşan sporcunun İK kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak, doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İK kapsamında kabul edilmesi gerekmektedir. (9. HD, 14.09.2015 T. , 2015/17745 E. ve 2015/25607 K.)

  1. Rehabilite Edilenler

Hastalık ve kaza gibi nedenlerle çalışma kabiliyetinde kayıp veya azalma bulunan çalışanların, tedavileri sonrasında işe tekrar alıştırılmaları için özel merkezlerde yaptırılan çalışmalar açısından İK hükümleri uygulanmaz.

  1. Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu Kapsamında Bazı İşyerleri

Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu madde 2’de belirtilen şartlara uygun olarak üç ve daha az işçinin bulunduğu işyerlerinde çalışanlar İK kapsamında değildir. Bu şartlara göre ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir niteliğini kazandırmayacak miktarda olan esnaf işyeri sahibi dahil çalışan sayısı üç veya daha az olan iş yerleri bakımından TBK hükümleri uygulanır.

  1. İŞ KANUNUNA TABİ OLMAYAN ÇALIŞANLARIN HAKLARI

İK hükümleri kapsamında bulunmayan çalışanların hakları açısından genel olarak TBK’nın hizmet sözleşmesine dair hükümleri söz konusu olmaktadır.

  1. Belirli Süreli Sözleşmenin Belirsiz Süreli Sözleşmeye Dönüşmesi Bakımından

Kural olarak belirli süreli hizmet sözleşmeleri, aksi kararlaştırılmadıkça, fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmaksızın, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak TBK, belirli süreli hizmet sözleşmenin süresinin bitiminden sonra örtülü olarak sürdürülmesi halinde, belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüşeceğini öngörmüştür. Fakat esaslı bir sebebin varlığı halinde, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabileceğine de olanak verilmiştir. Benzer şekilde hizmet sözleşmenin fesih bildirimiyle sona ereceği kararlaştırılmış ve iki taraf da fesih bildiriminde bulunmamışsa, sözleşme belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmektedir.

  1. Fesih Süreleri Bakımından

On yıldan uzun süreli hizmet sözleşmelerinde taraflardan her biri on yıl geçtikten sonra altı aylık fesih bildirim süresine uymak zorundadır.

Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde de taraflardan her birinin fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshetme hakkı vardır. Belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin sona ermesi, fesih bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak; hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra; bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta ve beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra gerçekleşir. Bu ihbar sürelerine uymak istemeyen işveren ise ancak fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. Aynı zamanda fesih bildirim sürelerinin her iki taraf için aynı olması zorunlu kılınmıştır. Yapılan hizmet sözleşmesinde taraflar için farklı fesih süreleri öngörülmüşse her iki tarafa da uzun olan bildirim süresinin uygulanacağı kabul edilmiştir.

  1. Haklı Sebebe Dayanmayan Fesih Bakımından

Hizmet sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işveren, işçiye fesih bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.

Aynı zamanda hizmet sözleşmesi işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedilirse; işçi belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir. Bundan başka; hakim, işçinin altı aylık ücretinden fazla olmayacak şekilde serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine de karar verebilir.