Olağanüstü Hal (OHAL) İlan Edilmesi Mücbir Sebep Olarak Kabul Edilebilir Mi? 13 Haziran 2017

I. Olağanüstü Hal (OHAL) Nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (‘Anayasa’) 119. ve 120. maddelerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanacak olan Bakanlar Kurulu’nun hangi durumlarda olağanüstü hal ilan edebileceği düzenlenmiştir.

Buna göre, doğal afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edilebilir. Benzer şekilde, yine süresi altı ayı geçmeyecek ve yurdun bir veya birden fazla bölgesini ya da bütününü kapsayacak şekilde, şiddet olaylarının yaygınlaşması ya da kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumunda da Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşü alınarak olağanüstü hal ilan edilebilecektir. Olağanüstü hal kararı Resmi Gazete’de ilan edildikten sonra TBMM’nin onayına sunulur.

Olağanüstü hal durumunda, Anayasanın 15. maddesi uyarınca çeşitli temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını kısıtlayabilecek veya tamamen durdurabilecek tedbirler alınabilir. Söz konusu tedbirlerin neler olacağı 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu (‘Kanun’) ile düzenlenir.

II. Mücbir Sebep Nedir?

Geçerli bir borç ilişkisinin borçlu bakımından yarattığı en önemli sonuç, borcun zamanında, yerinde ve konusuna uygun olarak ifa edilmesidir. Borçlunun borcunu buna uygun ifa etmemesi ya da hiç ifa etmemesi borca aykırılık oluşturur[1]. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa (‘TBK’) göre borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle tamamen ya da kısmen imkansızlaşırsa, borçlu borcundan tamamen ya da kısmen kurtulabileceği gibi ortaya çıkan zararlardan da sorumlu tutulmayabilecektir.

Borçlunun borca aykırı davranışı çeşitli nedenlere dayandırılabilir. Mücbir sebep bu nedenlerden bir tanesidir. Mücbir sebebin unsurları; borçlunun kusurunun olmaması, sebebin öngörülebilir olmaması, sebebin karşıkonulamaz ve gerçek olmasıdır[2]. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de 18.1.2010 tarihli ve E. 2009/8727 K. 2010/101 sayılı kararında mücbir sebebi, “borcun ifasına engel olan ve herhangi bir kimse tarafından alınacak tedbirlere rağmen önüne geçilmesine imkan olmayan beklenmedik, harici ve borçlunun iradesi dışında meydana gelen bir olay” olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla, mücbir sebebin varlığından bahsedilebilmesi için, borcun ifasına engel olan durumun mutlaka sayılan özellikleri taşıması gerekmektedir.

Hangi nedenlerin mücbir sebep olduğu, bahsedilen unsurları taşıyıp taşımaması açısından her somut olaya göre farklı değerlendirilmelidir. Zira, aynı sebep bir olay için mücbir sebep teşkil ederken, farklı bir somut olay için mücbir sebep olarak nitelendirilemeyebilir.

III. OHAL İlan Edilmesi Mücbir Sebep Olarak Sayılır Mı?

Olağanüstü hal ilan edilmesini tek başına mücbir sebep olarak değerlendirmek doğru olmaz. Olağanüstü hal ilanının mücbir sebep sayılabilmesi için borcun yerine getirilememesi ile arasında illiyet bağının var olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Bir başka deyişle, olağanüstü hal kapsamında Kanun’da öngörülen şekilde alınan tedbirlerin sözleşmenin taraflarını etkiler nitelikte olması gerekmektedir. Hatta söz konusu etki, borcun ifasını engelliyor olmalıdır. Başka bir ifadeyle, sözleşmenin borca aykırı davranan tarafı, olağanüstü hal tedbirleri dolayısıyla borcunu ifasını gerçekleştiremiyor olmalıdır.

Bu nedenlerden ötürü, her mücbir sebep incelemesinde olduğu gibi olağanüstü hal ilanının söz konusu olduğu hallerde de ortaya konulan sebebin mücbir sebep unsurlarını taşıyıp taşımadığı mutlaka araştırılmalıdır. Salt olağanüstü hal ilanı, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın dayanabileceği bir mücbir sebep değildir.

 

 

[1] Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi Ankara, s.613

[2] Dr. iur. A. Pulat Gözübüyük, Kazancı Yayınevi Ankara, s.85

 

For English Version