Anonim Şirketin Organsız Kalması ya da Ana Sözleşmede Belirtilen Nisabın Altına Düşmesi Durumunda Nasıl Bir Yol İzlenmelidir? 15 Haziran 2017

a. Yönetim Kurulu Üyesinin İstifası

Yönetim kurulu üyesinin istifası,  üyenin azledilmesi veya görev süresinin son bulması gibi yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren sebeplerden bir tanesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda (“TTK”) yönetim kurulu üyesinin istifası açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (“TBK”) vekalet sözleşmesinin ilgili hükümlerinden vekilin vekalet sözleşmesini dilediği zaman tek taraflı olarak sona erdirebilmesine ilişkin düzenlemeden yola çıkılarak yönetim kurulu üyesinin istifasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.

b. Yeni Yönetim Kurulu Üyesi Seçilmesi

Yönetim kurulu üyesinin istifası, tek taraflı bir hukuki işlemdir. Bir başka deyişle istifanın hüküm doğurması için kabul edilmesi zorunluluğu yoktur. Bununla beraber, istifa eden yönetim kurulu üyesinin haklı bir gerekçe göstermesi de gerekli değildir. Ancak buna rağmen uygun olmayan zamanda istifa eden yönetim kurulu üyesi, TTK m. 369’da düzenlenen özen ve bağlılık yükümlüğüne göre sorumlu tutulabilecektir.

Yönetim kurulu üyesinin istifası sonucunda, TTK’nın 363. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar.

c. Anonim Şirketin Organsız Kalması ya da Ana Sözleşmede Belirtilen Nisabın Altına Düşmesinde İzlenmesi Gereken Yol

İstifa ile ilgili esas sorun, bütün yönetim kurulu üyelerinin veya tek üyeden oluşan yönetim kurulunda tek üyenin istifası durumunda veya ana sözleşmede belirlenen nisabın altına düşüldüğünde ne olacağı hususunda karşımıza çıkar. Toplu istifa veya tek üyenin istifasında şirketin organsız kalması söz konusu olacaktır.

TTK’nin “Organların Eksikliği” başlıklı 530. maddesine göre pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Bakanlığın istemi üzerine mahkeme tarafından verilen karar sonucunda şirket, fesih ile karşı karşıya kalabilecektir. Bunun yanında TTK m. 412/1 uyarınca mahkemece, şirkete kayyım atanmasına da karar verilebilir.

Toplu istifada veya tek üyenin istifasında sorun, şirket içinde istifa beyanını öğrenecek organ veya organ üyesinin bulunmamasıdır. Bu hallerde istifa beyanının, şirketin organsız kalması nedeniyle bu eksikliği giderecek araçları harekete geçirmeye yani genel kurulu harekete geçirmeye yetkili kişi veya kişilere yöneltilmesi gerekir. Bu kişi de TTK m. 410/2 uyarınca tek bir pay sahibidir[1]. Zira söz konusu maddeye göre yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilme imkanına sahiptir.

Genel kurul esnasında bütün üyelerin topluca istifa etmesi halinde, bütün ortakların oybirliği ile gündeme madde eklemesi mümkün olduğundan, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi toplantının gündemine eklenebilir.

Normal zamanda yani genel kurul haricinde üyelerin toplu istifa etmesi halinde ise, şirketin organsız kalmaması adına pay sahipleri tarafından mahkemeye başvurularak genel kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçmesi için toplanması istenebilecektir.

 

[1] Prof. Dr. İsmail Kırca (Manavgat/Şehirali Çelik), Anonim Şirketler Hukuku, C. 1, Ankara 2013, s. 466

For English Version

http://www.kasaroglu.av.tr/en/31222/What-kind-of-Actions-should-be-Taken-When-All-of-the-Members-of-the-Board-of-Directors-of-a-Joint-Stock-Company-Resign-or-the-Quorum-Determined-in-the-Articles-of-Association-cannot-be-Complied