HİSSELERİNE HACİZ KONMUŞ SERMAYE ŞİRKETİNİN HİSSELERİ NASIL DEVREDİLİR? 27 Mayıs 2020

SERMAYE ŞİRKETİ HİSSELERİNİN HACZİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Sermaye şirket hisselerinin haczi Türk Ticaret Kanunu 133/2. maddesinde düzenlenmiş olmakla bu hükme göre alacaklılar, borçlulara ait olan senede bağlanan veya bağlanmayan payların haczedilmesini ve paraya çevrilmesini talep edebilirler.

Söz konusu hükümden de anlaşılacağı üzere, sermaye şirketlerinde ortaklara ait hisseler, haczi kabil mal ve haklar olarak kabul edilmiş olmakla İcra İflas Kanunu uyarınca haciz işlemlerine konu olması mümkündür. Ayrıca ilgili hükümde anonim, limited, kollektif, komandit ve kooperatif şirketlerini de kapsayacak şekilde, “sermaye şirketleri” tanımı kullanılmış olmakla, değerlendirmenin buna göre yapılması gerekecektir.

SENEDE BAĞLANMAMIŞ ÇIPLAK PAYLARIN HACZİ VE HACİZLİ HİSSENİN DEVRİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Bilindiği üzere, anonim şirketlerde hisselerin senede bağlanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu sebeple, anonim şirketler nezdinde yapılacak değerlendirmede senede bağlanmış hisseler ve bağlanmayan çıplak paylar açısından değerlendirme yapmak gerekmektedir.

Türk Ticaret Kanunun 133/2 maddesi İcra İflas Kanununa atıfta bulunduğundan yapılacak değerlendirmede bu Kanunun da irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre İcra İflas Kanunu 94. maddesinde özel bir düzenleme bulunmaktadır;

“Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır.”

İlgili hükme göre çıplak pay üzerinde haciz konulabilmesi için icra dairesi tarafından söz konusu haczin şirkete bildirilmesi gerekmektedir. İcra dairesi tarafından bu hususta şirkete gönderilecek ihbarname ile söz konusu bildirim gerçekleşecektir. Bunun üzerine şirket tarafından haciz konulan çıplak payın pay defterine işlenmesi gerekse de, haczin konulabilmesi için bu işlem kurucu nitelikte değildir.

Bu kapsamda çıplak pay üzerine haciz, icra dairesi tarafından şirkete bildirilmesiyle kurulacaktır, ardından söz konusu haczin icra dairesi tarafından Ticaret Sicile bildirilmesi gerekmektedir. Aynı hükmün devamında “Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır.”cümlesi yer almaktadır. Bu düzenleme ile hisse devrinden bahsedilmektedir.

Söz konusu hükümden; her ne kadar haciz ile hisse sahibinin belli haklarını kullanması konusunda bir kısıtlama getirilmiş olsa dahi alacaklıları zarara uğratmamak şartıyla bu devrin mümkün olduğu sonucu çıkartılmaktadır. 

HİSSE SENETLERİNİN HACZİ VE HACİZLİ HİSSENİN DEVRİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Bilindiği üzere hisselerin senede bağlanması durumunda karşımıza iki tür hisse senedi çıkmaktadır. Bunlar; nama yazılı ve hamiline yazılı senetlerdir. Söz konusu senetler kıymetli evrak niteliğinde olduğunda ciro yoluyla devredilebilmeleri mümkündür. Bunun yanında söz konusu hisselere haciz konması, senedin bağlı olduğu hisseye de haciz konduğu anlamına gelecektir.

Bu noktada, yukarıda bahsedilen Türk Ticaret Kanunun 133/2 hükmünde, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilebileceği düzenlendiğinden, İcra İflas Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı sonucu çıkmaktadır.

İcra İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümlerine göre, senede ilişkin başlatılan takipte bunun şirkete bildirilmesinin yanında, senedin icra dairesi tarafından da muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Bu noktada, senedi kendisinde bulunmayan ortağın hissesini devredebilmesi konusunda, İcra İflas Kanunu 86/1 hükmünün incelenmesi gerekmektedir. Buna göre borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun izni alınmaksızın haczedilen taşınır mal üzerinde tasarruf edemez. Bu durumda, üzerinde haciz olan hisse senedini devretmek isteyen ortağın bunun için alacaklıdan onay alması ve icra memurunun da bu konuda izin vermesine bağlıdır.