Türk Ticaret Kanunu Madde 198 Kapsamında Bildirim, Tescil ve İlan Yükümlülüğü 13 Şubat 2020
- ŞİRKETLER TOPLULUĞUNA İLİŞKİN GENEL AÇIKLAMALAR
6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmemesine rağmen uygulamada karşımıza çıkan şirketler topluluğu kavramı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) yürürlüğe girmesiyle birlikte düzenleme altına alınmıştır. TTK’nın 195 ila 210. maddeleri arasında yer alan şirketler topluluğuna ilişkin hükümler ile hâkim ve bağlı şirket kavramları gündeme gelmiştir.
Bu kapsamda, TTK madde 195 ışığında; bir ticari şirket, diğer bir ticari şirketin doğrudan veya dolaylı olarak;
- Başka bir ticari şirketin oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya
- Başka bir ticari şirketin yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturacak sayıda üyenin seçimini sağlayabiliyor ise veya
- Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, başka bir ticari şirketin oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa; veya
- Bir ticari şirket diğer bir ticari şirketi bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa,
ilk şirket hâkim, diğeri ise bağlı şirkettir. Ayrıca TTK md. 195/2 ‘de yer verdiği düzenleme de “bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması” durumunu hâkimiyetin varlığına karine olarak kabul etmiştir.
İlgili yasa hükmünü takip eden diğer hükümlerde ise bu şirketlere yüklenen birtakım hak ve yükümlülükler işlenmiştir. İşte bunlardan birisi de TTK madde 198’de getirilen bildirim, tescil ve ilan yükümlülüğüdür.
- BİLDİRİM, TESCİL VE İLAN YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Bilindiği üzere, limited şirketlerde TTK uyarınca payların devri noter tasdikli pay devri sözleşmesi doğrultusunda gerçekleşmekte olup, bu devir genel kurulun onayına ve tescile tabidir. Anonim şirketlerde ise payların devri için tescil şartı olmadığı gibi payların devrine ilişkin sözleşme ile veya ilmühaber çıkarılmış ise bunların ciro edilmesi ve zilyetliğinin devralana geçirilmesi suretiyle pay devri gerçekleştirilebilir. TTK m. 198, anonim şirketlerde pay devri açısından istisnai hükümler içermekte ve maddede sayılan durumlarda bildirim, tescil ve ilan yükümlülüğü getirmektedir. İlgili maddenin metni şu şekildedir:
“ (1) Bir teşebbüs, bir sermaye şirketinin sermayesinin, doğrudan veya dolaylı olarak, yüzde beşini, onunu, yirmisini, yirmi beşini, otuz üçünü, ellisini, altmış yedisini veya yüzde yüzünü temsil eden miktarda paylarına sahip olduğu veya payları bu yüzdelerin altına düştüğü takdirde; teşebbüs, durumu söz konusu işlemlerin tamamlanmasını izleyen on gün içinde, sermaye şirketine ve bu Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen yetkili makamlara bildirir. Payların yukarıda belirtilen oranlarda kazanılması veya elden çıkarılması, yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanır ve sermaye şirketinin internet sitesinde ilan edilir. Payların yüzdelerinin hesaplanmasında 196ncı madde uygulanır. Teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleriyle yöneticileri de, kendilerinin, eşlerinin, velayetleri altındaki çocuklarının ve bunların, sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret şirketlerinin o sermaye şirketindeki payları ile ilgili olarak bildirimde bulunurlar. Bildirimler yazılı şekilde yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan olunur.
(2) Birinci fıkrada öngörülen bildirim, tescil ve ilan yükümlülüğü yerine getirilmediği sürece, ilgili paylara ait oy hakkı dâhil, diğer haklar donar. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesine dair diğer hukuki sonuçlara ilişkin hükümler saklıdır.
(3) Hâkimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bu sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı şarttır. Sözleşmenin geçersizliği, bu Kanun ile diğer kanunlardaki şirketler topluluğuna dair yükümlülüklere ve sorumluluklara ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz.”
Hükmün amacı, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere katılma ilişkilerinin ve özellikle karşılıklı katılmaların açıklanması olup bu yolla kamunun aydınlatılması ve şeffaflığın sağlanmasıdır.
- Teşebbüsler Açısından
Teşebbüsler açısından bildirim yükümlülüğü, bir teşebbüsün sermaye şirketindeki paylarının TTK m. 198’de belirtilen oranları geçecek şekilde artması veya azalması halinde doğar. Burada sadece aşılan miktarın değil ulaşılan yüzdenin de bildirilmesi gerekmektedir. Payların hesaplanmasında ise TTK m. 196’nın uygulanacağı belirtilmiştir. Paylardaki artışın veya azalmanın sebebinin bildirim yükümlülüğüne bir etkisi yoktur.
Bildirim ve tescil yükümlülüğü ticari şirket yerine teşebbüse yüklenmiş olup bildirim yetkili makamlara (BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Rekabet Kurumu, SPK, EPDK vb.) ve ilgili sermaye şirketine yazılı olarak yapılacaktır. Burada “teşebbüs” kavramının üzerinde durmakta fayda vardır. Maddede teşebbüs kavramı bilinçli olarak kullanılmıştır. Teşebbüs, sadece pay sahibi sermaye şirketlerini değil tüzel kişiliği bulunmayan ancak ekonomik bakımdan bir bütün teşkil ederek bağımsız karar verebilen topluluk birimlerini veya oluşumlarını kapsayan bir kavramdır.
Teşebbüs kavramı geniş yorumlanmakta olup tanımı TTK kapsamında bulunmamaktadır. Bu anlamda 4054 sayılı kanundaki teşebbüs tanımı ile doktrin bizlere ışık tutmaktadır. Kanun’un geniş yorumu bütün topluluk birimlerini kapsayarak şeffaflık açısından yarar sağlasa da yorumlama açısında uygulamada zaman zaman aşırıya kaçıldığı ve gerçek kişi pay sahiplerinin de bu yükümlülük altında bulunduğuna dair fikirlere yol açtığı görülmektedir. Belirtmekte fayda var ki, teşebbüs kavramı şirketler topluluğu hukuku içerisinde yorumlanmalıdır.
Bildirimi yapmakla yükümlü kişiler, teşebbüslerin yönetim organları (anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler veya müdürler kurulu, aile vakfında vakfın yönetim organı gibi) ve eğer tüzel kişiliği bulunmuyorsa o teşebbüsü oluşturan (örneğin miras ortaklığı) tüm gerçek kişilerdir.
Bildirimin süresi 10 gündür. Bu bildirimin 10 gün içinde yapılmamasının başlıca sonucu ise pay sahipliğine ilişkin hakların (oy hakkı, imtiyazlar vb.) donmasıdır. Bildirim, tescil ve ilan yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile birlikte pay sahipliğine ilişkin haklar üzerindeki donma sona erer. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesine dair diğer hukuki sonuçlara ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Bildirim yükümlülüğünün yanı sıra, payların maddede belirtilen oranları geçecek şekilde iktisap edilmesi veya elden çıkması durumunun, yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanması ve şirketin internet sitesinde ilan edilmesine ilişkin düzenleme TTK md. 198/1’de düzenleme altına alınmıştır. Ancak, TTK m. 562/2 ve m. 1524/2 uyarınca birtakım yaptırımların uygulanması söz konusu olabilir.
Bildirimin gerçekleştirilmesiyle birlikte, bildirilen değişiklikler ticaret sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilecektir.
- Teşebbüsün ve Sermaye Şirketinin Yönetim Kurulu Üyeleriyle Yöneticilerin Bildirim Yükümlülüğü
198. maddede ayrıca, teşebbüsün veya sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerinin kendileri veya birinci dereceden akrabalarının iktisap ettikleri paylar açısından da bildirim yükümlülüğü getirilerek şeffaflık artırılmak istenmiş ve kanunun dolanılması ile muvazaalı işlemler önlenmeye çalışılmıştır.
- Hâkimiyet Sözleşmelerinin Geçerliliği Açısından
198. maddenin üçüncü fıkrasında ise, hâkimiyet sözleşmelerine ilişkin bir geçerlilik şartı getirilmiştir. Buna göre, hâkimiyet sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için de ticaret sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmesi gerekmektedir. Ancak hüküm uyarınca, sözleşmenin geçersizliği, TTK ile diğer kanunlardaki şirketler topluluğuna dair yükümlülüklere ve sorumluluklara ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.
- SONUÇ
Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen Şirketler Topluluğuna ilişkin hükümler içerisinde mevcut, TTK md. 198 ve devamındaki bildirime ilişkin hükümlerin sonucu olarak gelişen tescil ve ilan yükümlülüğü, TTK’nın anonim şirketlerin pay devirlerine ilişkin hükümlerine istisna getirerek sermaye şirketlerinde, hâkim teşebbüslere ait paylarının iktisabı veya eksilmesi halinde bildirim, tescil ve ilan yükümlülüğünü getirmektedir. Bu bildirimin yapılmaması halinde pay sahipliğine ilişkin haklar donarken bildirimin yapılmasıyla haklar üzerindeki bu donma sona ermektedir. Kanun, ilgili hükümde teşebbüs kavramını kullanarak hâkimiyetin kapsamını geniş tutmuştur. Ancak bu durumun yorumlanması sırasında, anonim şirketlere ilişkin bütün pay iktisapları için bu yükümlülüğü aramamak gerekmektedir.
For English Version: http://www.kasaroglu.av.tr/en/Notification-registration-and-announcement-liability-under-article-198-of-Turkish-Commercial-Law

