Teknik İflas Nedir? Uyulacak Usul ve Esaslar Nelerdir? 7 Mart 2019
Sermaye şirketlerinin içinde bulunduğu mali sıkıntıların şirket sermayesini ne oranda etkilediği, şirketin “teknik iflas” olarak bilinen sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarından birinin kapsamına girip girmediğinin tespit edilmesi bakımından önemlidir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 376. maddesi kapsamında genel hatlarıyla düzenlenen sermaye şirketlerinde sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarında uyulacak usul ve esaslar 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in (“Tebliğ”) 15 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi ile açıklığa kavuşmuştur. Genel itibariyle TTK’nın 376. Maddesine paralel düzenlemeler getirmekle birlikte Tebliğ’in, 376. Maddede öngörülen bazı düzenlemeleri birtakım örnekler ile açıkladığı ve bazı esaslarda önemli değişiklikler getirdiği görülüyor.
- SERMAYE İLE YEDEK AKÇELER TOPLAMININ YARISININ KARŞILIKSIZ KALMASI
TTK’nın 376/1 maddesi uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde yönetim kurulunun, genel kurulu derhal toplantıya çağıracağı ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunacağı öngörülmüştür. TTK ile detayları ve kapsamı belirlenmeyen iyileştirici önlemler Tebliğ ile örneklendirme suretiyle açıklanmıştır. Buna göre, sermayenin tamamlanması, sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin satışı, kapatılması, pazarlama sisteminin değiştirilmesi ve benzeri önlemler yönetim kurulu tarafından iyileştirici önlem olarak sunulabilir. Bununla birlikte, Tebliğ’de bahsi geçen önlemlerin sınırlı sayıda olmadığını, alınacak önlemlerin her şirketin içinde bulunduğu duruma göre ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek gerekir.
Kanun koyucu, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması halinde, genel kurula yönetim kurulunun sunduğu iyileştirici önlemleri aynen veya değiştirerek kabul etme yetkisi tanımıştır. Genel kurul yönetim kurulunun sunduğu bilgi ve belgeler ışığında şirketin mali durumunun düzeltilebilmesi için daha uygun bir önlem olduğu kanaatine varırsa sunulan önlemler dışında başka bir önlemin uygulanmasına da karar verebilir.
- SERMAYE İLE YEDEK AKÇELER TOPLAMININ ÜÇTE İKİSİNİN KARŞILIKSIZ KALMASI
A) Genel Olarak
TTK’nın 376/2 maddesi, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde, yönetim kuruluna genel kurulu derhâl toplantıya çağırma ve genel kurula, (i) sermayenin üçte biri ile yetinme veya (ii) sermayenin tamamlanmasına karar verme yükümlülüğü getirmiştir.
Tebliğ’in 7. Maddesi ise sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin karşılıksız kalması halinde, toplantıya çağrılan genel kurul;
- Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve TTK uyarınca sermaye azaltımı yapılmasına,
- Sermayenin tamamlanmasına,
- Sermayenin artırılmasına,
karar verebilir.
TTK madde 376’nın gerekçesinde yer alan açıklamaya dayanılarak uygulamada sermaye şirketlerinin eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı yapmak suretiyle sermayelerini artırdığı görülüyordu. Tebliğ ile uygulamada faydalanılan bir imkân olarak eş zamanlı sermaye azaltımı ve artırımı düzenleme altına alındığı gibi; sermaye şirketlerine sermaye azaltımı yapmaksızın doğrudan sermaye artırımı yapma imkânı da tanınmıştır.
B) Alınacak Tedbirler:
- Sermayenin azaltılması, TTK’nın 473 ila 475 maddeleri uyarınca genel kurulun sermayenin üçte biriyle yetinmeye karar vermesi anlamına gelmektedir. Bu noktada, sermayenin azaltılması kararının TTK’da öngörülen asgari sermaye ve itibari değer tutarlarının ihlal edecek nitelik taşımamasına dikkat etmek gerekmektedir.
- Sermayenin artırılması, kanun koyucu tarafından iki ayrı yöntem ile düzenleme altına alınmıştır. Buna göre, sermayenin zarar sonucu ortaya çıkan miktar kadar azaltılması ile birlikte eş zamanlı bir sermaye artırımına gidilebileceği gibi doğrudan sermaye artırımına karar verilmesi de mümkündür.
- Sermayenin tamamlanması, yöntemiyle bilanço açıklarının pay sahiplerinin tamamı veya bir kısmı tarafından tamamlanmasına karar verilebilir. Bu noktada sermaye tamamlama kararı neticesinde pay sahipleri tarafından şirket sermayesine eklenen para karşılıksız nitelik taşımaktadır.
Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin karşılıksız kalması halinde, sermayenin azaltılması, sermayenin tamamlanması veya sermayenin artırılması önlemlerinden birinin alınması zorunludur. Gerek TTK gerekse Tebliğ, genel kurulun gerekli tedbirlerden birini almamasının sonucunu şirketin kendiliğinden sona ermesi olarak belirlemiştir.
- BORCA BATIK OLMA DURUMU
Son olarak, şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde borca batık olma durumu ortaya çıkacaktır. TTK madde 376 borca batık olma halinin yönetim kurulu tarafından düzenlenen şirket ara bilançoları ile tespit edilmesi halinde yönetim kuruluna mahkemeye başvurarak şirketin iflasını isteme yükümlülüğü getirmiştir. Bununla birlikte, Tebliğ ile bu hususta önemli bir yenilik getirilmiştir. Tebliğ’in 12. Maddesine göre şirketin borca batık olduğunun tespit edilmesi halinde öncelikle yukarıda açıklanan sermayenin azaltılması, sermayenin tamamlanması veya sermayenin artırılması önlemlerinden birine başvurulması mümkündür. Söz konusu önlemlerden birinin alınmaması halinde yönetim kurulu tarafından şirketin iflası için mahkemeye başvurulacaktır.
Öte yandan, Tebliğ’in getirdiği önemli bir yenilik olarak, 01.01.2023 tarihine kadar, TTK madde 376 kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayacağının altı çizilmelidir. Böylece, sermaye şirketlerinin mevcut ekonomik durumdan etkilenerek döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle teknik iflas ile karşı karşıya kalmalarının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.
For English Version

