Yabancılık Unsuru Taşıyan Şirket ve Şubeler, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Tebliğ Kapsamında Mı? 8 Kasım 2018

Önceki yazılarımızda, 13 Eylül 2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nı (“85 Sayılı Karar”) ve bu kararın uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan 06.10.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2018-32/51 Sayılı Tebliğ’i (“Tebliğ”) değerlendirme altına almıştık. 

Ancak uygulamada, döviz cinsinden veya döviz endeksli sözleşmelerin bedelleri ve ödeme yükümlülükleri açısından getirilen bu yeni düzenlemeler hakkında hala muğlak noktalar bulunduğu ve yoruma ihtiyaç duyulduğu gözlemlenmektedir. Bu anlamda, soruların bir kısmı da yabancıların ve yabancı yatırımcıların getirilen yeni düzenlemeler içerisindeki konumu ile yabancılık unsurunun hangi kapsamda uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin yeni düzenlemeler genel anlamda Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelere ilişkindir. Özellikle, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan Tebliğ ile bu düzenlemelerin kapsamı açıklığa kavuşturulmuş ve döviz cinsinden veya dövize endeksli akdedilemeyecek sözleşmeler ile bu sınırlamaların istisnaları düzenlenmiştir. (bkz. 15 Ekim 2018 tarihli yazımız:

http://www.kasaroglu.av.tr/tr/Turk-Parasi-Kiymetini-Koruma-Hakkinda-Teblig)

Bu noktada yabancılık unsuru açısından; ilgili sınırlama ve istisnalara konu sözleşmeler kapsamında belirleyici kıstas, söz konusu sözleşmelerin Türkiye’de yerleşik kişiler arasında akdedilmesidir. Bu nedenle, yurt dışında yerleşik olan yabancı gerçek ve tüzel kişilerle düzenlenen sözleşmeler, döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşmeler kapsamında getirilen sınırlamaların dışındadır.

Ancak belirtmek gerekir ki, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile doğrudan ya da dolaylı olarak sahipliklerinde bulunan şirketler Tebliğ kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak kabul edilir.

Öte yandan, Türkiye’de yerleşik olan yabancı kişiler ve yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki şirketler açısından Tebliğ’deki düzenlemeler uygulanabilir durumdadır. İşte bu noktada, yabancılık unsuru önem kazanmakta olup, sayılan bu kişiler veya temsilcilerinin Türkiye’de yerleşik kişilerle yapacakları sözleşmeler de Tebliğ ile getirilen sınırlama ve istisnalara tabidir.

Ancak; Türkiye’de yerleşik olan yabancı kişilerin işlemlerine ilişkin de Tebliğ’de bir takım istisnalar getirilmiştir. Bu bağlamda, istisna kapsamındaki sözleşmeler;

  • Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş sözleşmeleri ile
  • Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmeleridir.

Yukarıda sayılan sözleşmeler düzenlenirken, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Görüleceği üzere; Türkiye’de yerleşik yabancı kişilere ve yabancılık unsuru taşıyan şirketlere ilişkin istisna sadece iş ve hizmet sözleşmeleri açısından getirilmiştir.

Burada önem taşıyan hususlardan birisi de Türkiye’de yerleşik yabancıların veya yabancılık unsuru taşıyanların yapacağı sözleşmeleri niteliğinin belirlenmesidir. Bu sözleşmelerin istisna kapsamına girip girmediği ancak niteliklerinin belirgin olması halinde netlik kazanacaktır. Dolayısıyla, akdedilen sözleşmelerin konusu ve kapsamı, içeriği ve sözleşmede yer alan talepler, sözleşmelerin hukuki niteliğinin belirlenebilmesi açısından önem taşır.

Örneğin; yurtdışında mukim bir ortağın yüzde elli bir pay sahibi olduğu Türkiye merkezli bir şirketin yine Türkiye’de yerleşik kişilerle akdettiği hizmet sözleşmeleri açısından istisna geçerli olabilecektir. Ancak, bu şirketin taraf olduğu eser sözleşmeleri açısından ise, Tebliğ’de istisna bulunmadığı ve şirket merkezi Türkiye olduğu için, Türkiye’de yerleşik kişilerle imzalanan eser sözleşmelerinin bedelleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacaktır. Bu nedenle, Tebliğ’deki istisnaların kapsamına girebilmek kadar, akdedilen sözleşmelerin niteliğinin belirlenmesi de önemlidir.

Zira bir bakım onarım sözleşmesi genel nitelik itibariyle hizmet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda yabancılık unsuru taşıyan ve yukarıda belirtilen şirket ve şubelerin akdedeceği bakım onarım sözleşmelerinin istisna kapsamında yer alacağı değerlendirilebilir. Ancak; bu bakım onarım faaliyeti içerisinde herhangi bir ürün imalatı da üstlenilmişse, bu durumda o sözleşmenin hizmet sözleşmesi değil, eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi ve sözleşme bedelinin bu doğrultuda TL cinsinden belirlenmesi gerekecektir. Görüleceği üzere; bir sözleşmenin başlığına ve konusuna bakarak onun hizmet veya eser sözleşmesi niteliğinde olduğunun anlaşılması mümkün olmayıp, bu şekilde yapılacak bir varsayımla aksiyon almak ciddi yaptırımlara sebep olabilecektir.

Sonuç olarak, özellikle Türkiye’de yatırım yapan yatırımcılar ve Türkiye’de yerleşik yabancı kişiler için,  bedelleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilen sözleşmelere ilişkin yeni düzenlemeler önem taşımaktadır. Bir şirkette yabancılık unsurunun bulunması, bu şirketleri otomatik olarak Tebliğ ve 85 Sayılı Karar kapsamındaki sınırlamaların dışında tutmaz. Bu nedenle; bu şirket ve şubelerin mevcut sözleşmeler ile ileride düzenlenecek sözleşmelerinin niteliğinin doğru yorumlanması ve Tebliğ’de yer alan sınırlamalar ve istisnalar kapsamında yer alıp almayacağının bu doğrultuda değerlendirilmesi önem arz etmektedir.  

 

For English Version

http://www.kasaroglu.av.tr/en/do-the-foreign-investment-companies-and-turkish-branches-of-foreign-companies-fall-within-the-scope-of-communique-on-the-protection-of-the-value-of-turkish-currency