Türkiye’de Dava Açan Yabancılar Teminat Göstermekle Yükümlü Müdür? 9 Eylül 2016
I. Teminat Nedir?
Teminat, açılacak dava sonunda davalının ortaya çıkabilecek zararlarını karşılamak amacıyla davacının göstermekle yükümlü olduğu bir güvencedir. Teminat, Türk Hukukunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) olmak üzere iki farklı yerde düzenlenmiştir.
II. Kimler Teminat Göstermekle Yükümlüdür?
HMK m. 84 uyarınca, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşı dava açarken, davaya müdahil olarak katılırken veya takip yaparken teminat göstermekle yükümlüdür. Bununla birlikte, ödeme güçlüğü içinde bulunduğu belgelenen davacı da teminat göstermek durumundadır.
MÖHUK’ta yer alan teminata ilişkin düzenlemenin, HMK’daki düzenlemeye göre daha kapsamlı olduğu söylenebilir. Zira MÖHUK’un 48. maddesine göre, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya takipte bulunan yabancı gerçek veya tüzel kişiler teminat göstermek zorundadır. Görüldüğü üzere, HMK kapsamındaki teminat belirli koşullarla Türk vatandaşları için uygulanırken; MÖHUK’ta düzenlenen teminat ülkemizde dava açan bütün yabancılara uygulanır.
III. Karşılıklılık İlkesi
Türkiye’de dava açacak, davaya katılacak veya takip yapacak yabancı gerçek veya tüzel kişiler için teminat göstermek bir zorunluluk olmakla birlikte, MÖHUK’un 48. maddesinin 2. fıkrasında, “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmüne yer verilmiştir. Karşılıklılık esası Türk Hukukunda ahdi, kanuni ve fiili olmak üzere üç şekilde sağlanır. Söz konusu hükme göre, teminat gösterme yükümlülüğü, karşılıklılık esasına tabi tutulmuş olup, bu şart gerçekleşirse yabancıdan teminat istenmeyecektir.[1] 2675 sayılı mülga MÖHUK’ta davacının teminattan muaf tutulmasına ilişkin mahkemeye tanınan takdir yetkisi, ilgili fıkra hükmünde yer almamıştır.
IV. Teminat Gösterilmesinden Feragat Mümkün Müdür?
HMK'da teminat gösterme yükümlülüğü ilk itiraz olarak düzenlenmiş iken; MÖHUK kapsamındaki teminat gösterme yükümlülüğü bir itiraz olmayıp mahkemece re'sen dikkate alınması gereken bir husustur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2006 tarih ve E. 2005/4947 K. 2006/4639 sayılı kararında; Türk hukukunda yabancılık esasına dayalı olarak düzenlenmiş teminatın, yalnızca davalının değil, mahkemenin de maruz kalabileceği zararları karşılamak amacıyla düzenlendiği belirtilmiştir.
Bunun yanı sıra, Yargıtay kararlarında yabancının teminat gösterme yükümlülüğünün kamu düzenini ilgilendirdiğine yer verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.1988 tarih ve E.1988/2749 ve K.1988/5770 sayılı kararında; yabancılık esasına dayalı davalarda teminat gösterme yükümlülüğünün yargılama giderlerini ve ödenmesi gereken harç ve benzeri kamu giderlerini de kapsadığı ve kamu düzenini ilgilendirdiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde; yabancı davacının teminat göstermesinden feragat etmesi sözleşme ile hüküm altına alınmış veya dava aşamasında davalı tarafından beyan edilmiş olsa bile, mahkeme nezdinde bu feragat geçerli olmayacaktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da dikkate alındığında, karşılıklılık esası olmayan hallerde teminat gösterilmedikçe mahkeme olayın esası hakkında inceleme yapamaz. Mahkemenin bu yönde bir feragati geçerli sayarak davanın esasına ilişkin karar vermesi halinde ise, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulacaktır.
[1] Yrd. Doç. Dr. Ahmet Cemal Ruhi, 27.11.2007 Tarihli ve 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Gerekçeli-Açıklamalı-Yargıtay İçtihatlı, Seçkin Yayınları, Ankara 2009, s. 356
For English Version

