Ara Karar Niteliğindeki Yabancı Hakem Kararları Türkiye’de Tenfiz Edilebilir mi? 10 Kasım 2016
Milletlerin egemenliğine ve yargı yetkisine başka bir ülkenin müdahalede bulunamamasının sonucu olarak; bir mahkeme tarafından verilmiş olan karar sadece o ülke sınırları içerisinde hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Ancak; başka bir devletin yargı organı tarafından verilmiş olan bir mahkeme kararı, mevzuatlarında yer alan belli koşulların gerçekleşmesi durumunda, kendi ülkelerinde uygulanabilir nitelikte olacaktır.
Mahkeme kararlarının yanı sıra yabancı hakem kararlarının da uygulanabilir nitelikte olması yine mevzuattaki koşulların gerçekleşmesine bağlıdır.
Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz sürecinden geçmesi gerekmektedir. 27.11.2007 tarih ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) ile 21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak onaylanan Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi (“New York Sözleşmesi”) Türkiye’de yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin düzenlemeleri ihtiva etmektedir.
21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3731 sayılı kanunun 2. Maddesine göre New York Sözleşmesi’ne taraf olan bir ülkede verilmiş olan hakem kararlarının tenfizinde New York Sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır. Ancak New York Sözleşmesi’ne taraf olmayan bir ülkede alınan hakem kararının tenfizinde MÖHUK hükümleri dikkate alınır.
MÖHUK kapsamında yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi ve tanınması madde 50 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. MÖHUK madde 62’de yabancı hakem kararlarının hangi durumlarda tenfiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre;
“Madde 62:(1) Mahkeme,
a) Tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamış ise,
b) Hakem kararı genel ahlâka veya kamu düzenine aykırı ise,
c) Hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse,
ç) Taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş ise,
d) Hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmış ise,
e) Tahkim sözleşmesi veya şartı taraflarca tâbi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz ise,
f) Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı ise,
g) Hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise bu kısım hakkında,
h) Hakem kararı tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise,
yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddeder.
(2) Birinci fıkranın (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yazılı hususların ispat yükü, hakkında tenfiz istenen tarafa aittir.”
Bu düzenleme ile beraber yine MÖHUK kapsamında hangi yabancı hakem kararlarının tenfiz edilebileceğine de yer verilmiştir. MÖHUK madde 60’da yer alan düzenlemeye göre ancak kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir niteliktedir.
MÖHUK madde 60 ve 62’de yer alan düzenlemeler bir arada ele alındığında, bir yabancı hakem kararının ancak kesinleşmiş veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış olması durumunda, bir başka ülkede tenfize konu olabileceği görülecektir.
Bir davanın ya da hakem heyetinin baktığı bir uyuşmazlığın incelenmesini kolaylaştırmak için yargıdan ve/veya hükümden önce önlem niteliğinde verilen ara kararlar kesin karar niteliğini taşımamaktadır. Bu durumda yabancı hakem heyeti tarafından verilmiş olan ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi ara kararlar da kesinleşmemiş kabul edilecektir.
Kesin karar niteliği taşımayan bu kararların tenfizi için Türk mahkemelerine başvurulduğunda yukarıda bahsedilen MÖHUK madde 60 ve 62’de aranan kesinleşme veya taraflar için bağlayıcı olma ön koşulu gerçekleşmediği için Türk mahkemelerince MÖHUK madde 62’ye dayanarak tenfiz istemi reddedilecektir.
For English Version

