SÜREKLİ EDİMLİ SÖZLEŞMELERDE BORÇLU TEMERRÜDÜ VE SONUÇLARI 27 Eylül 2021
SÜREKLİ EDİMLİ SÖZLEŞMELERDE BORÇLU TEMERRÜDÜ VE SONUÇLARI
- SÜREKLİ EDİMLİ SÖZLEŞME NEDİR?
Sürekli edim kavramı; edimin yerine getirilmesi için tekrar eder tarzda davranışlar gerekmesini ve bununla birlikte edimden faydalananın menfaatinin de bu süregelen periyoda yayılmasını ifade eder. Bir sözleşmenin asli edimlerinden biri sürekli edim niteliğinde ise söz konusu sözleşme “sürekli edimli sözleşme” olarak adlandırılır. Sürekli edimli sözleşmelere örnek olarak hizmet sözleşmesi, kira sözleşmesi ve vedia (saklama) sözleşmesi sayılabilir.
- KARŞILIKLI BORÇ İÇEREN SÖZLEŞMELERDE TEMERRÜT
Sürekli edimli sözleşmeler esasında iki tarafa karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde her iki taraf da, hem borçlu hem de alacaklı sıfatını haiz olmaktadır. Karşılıklı borç içeren sözleşmelerde temerrüdün gerçekleşebilmesi için ise, genel koşulların yanı sıra özel koşullar da mevcuttur. Buna göre karşılıklı borç içeren sözleşmelerde temerrüdün gerçekleşebilmesi için gereken genel şartlar şu şekildedir:
- Edimin ifasının mümkün olması
- Borcun muaccel olması
- Borçluya ihtar yapılmış olması
- Alacaklının edimi kabule hazır olması
- Borçlunun edimi ifadan kaçınma hakkının olmaması
- İfa etmemenin borca aykırı bir durum olmasıdır.
Bununla birlikte karşılıklı borç içeren sözleşmelerde temerrüdün gerçekleşebilmesi için gereken özel şartlar ise:
- Karşılıklı borç içeren bir sözleşmenin bulunması
- Ek süre verilmesi veya ek süre verilmesinin gerekmediği bir durumun mevcut olmasıdır.
- TEMERRÜDÜN SONUÇLARI
- İFASINA BAŞLANMAMIŞ SÜREKLİ BORÇ İLİŞKİLERİ BAKIMINDAN
Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) seçimlik haklar başlıklı 125. Maddesinde karşılıklı borç ilişkisi içeren sözleşmelerde borçlu temerrüdünün gerçekleşmesi durumunda alacaklının sahip olduğu haklar düzenlenmiştir. Buna göre;
- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olacaktır.
- Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilecek veya sözleşmeden dönebilecektir.
- Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacak ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerdir. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilecektir.
- İFASINA BAŞLANMIŞ SÜREKLİ BORÇ İLİŞKİLERİ BAKIMINDAN
TBK’nın 126. Maddesi ise sürekli borç ilişkisi içeren sözleşmelerde ifaya başlanmış olması durumunda temerrüt halinde sahip olunacak hakları şu şekilde düzenlemiştir:
- İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
Talebe konu olacak gecikme tazminatı TBK m.118’de düzenlenmiştir. Söz konusu maddede temerrüde düşen borçlunun, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir.
- SONUÇ
Bir sözleşmenin asli unsurlarından birisi sürekli edim niteliğinde ise söz konusu sözleşme sürekli edimli sözleşmedir. Sürekli edimli sözleşmeler de esasında karşılıklı borç doğuran özel bir sözleşme türüdür. Sürekli edimli sözleşmelerde temerrüdün gerçekleşebilmesi için yukarıda da bahsedildiği üzere genel ve özel olmak üzere çeşitli şartların varlığı aranır. Bununla birlikte gerçekleşen temerrüt sonucunda alacaklının sahip olacağı haklar; temerrüdün sürekli edimli sözleşmenin ifasının başlamasından öne ve başlamasından sonra olmak üzere ikili bir ayrıma tutulur.

