Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Tebliğ 15 Ekim 2018

Son dönemde ülkemizde en çok konuşulan konulardan biri de, kuşkusuz şirketlerin ve gerçek kişilerin akdedecekleri sözleşmeler kapsamında sözleşme bedeli ve yükümlülüklerini döviz cinsinden belirleyip belirleyemeyecekleri oldu. Zira 13 Eylül 2018 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“85 Sayılı Karar”) ile belirli türdeki sözleşmelerde yer alan sözleşme bedelleri ve diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden belirlenmesine kısıtlama getirildi. Ancak bu kısıtlamalar ilgili kararda prensip olarak belirlenmekle birlikte, hangi sözleşmelerin bu kuraldan istisna tutulacağı ve bu kuralın nasıl uygulanacağı belirli olmadığından, ilgili kararın uygulaması merak konusu oldu.

Bu doğrultuda; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2018-32/51 Sayılı Tebliğ (“Tebliğ”) 06.10.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi ve herkesin merak ettiği konuya belirli oranda bir açıklık getirildi. Söz konusu Tebliğ ile 85 Sayılı Karar’ın uygulaması ile ilgili ayrıntılar düzenleme altına alındı ve bu şekilde Türk Lirası (“TL”) cinsinden kurulması zorunlu olan sözleşmelerin belirlenmesinin yanı sıra hangi tip sözleşmelerin istisna kapsamında değerlendirileceği de belirlendi.

Tebliğ hükümleri uyarınca, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri ve sözleşme bedeli ile sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden belirlenmesinin zorunlu olduğu sözleşmeler genel olarak aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının dahil olduğu sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü gayrimenkul kira ve satış sözleşmeleri,
  • Türkiye’de ifa edilecek iş sözleşmeleri,
  • Aşağıda sayılanlar hariç olmak üzere danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dahil hizmet sözleşmeleri:
  • Türk vatandaşı olmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri,
  • İhracat ve transit ticarete ilişkin satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamındaki hizmet sözleşmeleri,
  • Yurt dışında gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin hizmet sözleşmeleri,
  • Türkiye’de başlayıp yurt dışında sonlanan ve yurt dışında başlayıp Türkiye’de sonlanan elektronik haberleşme ile ilgili hizmet sözleşmeleri,
  • Gemilerin inşası, tamiri ve bakımına ilişkin olanlar hariç olmak üzere eser sözleşmeleri,
  • İş makineleri dahil taşıt satış ve kiralama sözleşmeleri.

Öte yandan, 85 Sayılı Karar’ın verdiği yetkiye dayanarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Tebliğ ile Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri;

  • Yurt dışında ifa edilecek olan iş sözleşmeleri,
  • Gemilere ilişkin finansal kiralama sözleşmeleri,
  • 32 Sayılı Karar’ın 17 ve 17/A maddeleri uyarınca yapılacak finansal kiralama sözleşmeleri,
  • İş makineleri dahil taşıt sözleşmeleri dışında kalan her türlü menkul satış ve kiralama sözleşmeleri,
  • Bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen her türlü donanım ve yazılıma ilişkin hizmet, lisans ve satış sözleşmeleri,
  • Kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan, gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan her türlü sözleşme,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu ihale, sözleşme, milletlerarası anlaşmaların ifasına ilişkin olmak koşuluyla yüklenicinin 3. kişiler ile yapacağı iş, gayrimenkul satış ve kiralama sözleşmeleri hariç her türlü sözleşme,
  • Türkiye ile vatandaşlık bağı olmayan, Türkiye’deki yerleşik kişilerin akdedecekleri iş sözleşmeleri,
  • Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’deki şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu ve yüzde elli pay sahibi olduğu şirketlerinin taraf olduğu hizmet ve iş sözleşmeleri,
  • Sermaye Piyasası Kanunu çerçevesinde, sermaye araçlarının döviz cinsinden oluşturulması, alım satım ve ihracı,
  • Hazine ve Maliye Bakanlığının Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlen Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmeler,
  • Ticari hava yolu işletmeleri, bunlara teknik bakım hizmeti veren şirketler ve havalimanlarında yer hizmeti yapan şirketler ile söz konusu şirketlerin kurdukları; doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az %50 hisse oranına sahip oldukları şirketlerin Türkiye’de yerleşik diğer kişiler ile yapacakları gayrimenkul satış, kiralama ve iş sözleşmeleri dışındaki sözleşmeler,
  • 13 Eylül 2018 tarihinden önce akdedilmiş iş makinesi dahil taşıt kiralama sözleşmeleri,

sözleşme bedeli ile sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden belirlenmesinin zorunluluğunun kapsamı dışında bırakılmıştır.

Ayrıca; 85 Sayılı Karar ve Tebliğ uyarınca, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlemesi yasak olan sözleşmelerden kaynaklanan kıymetli evraklarda yer alan bedellerin de TL cinsinden düzenlenmesi zorunludur.

85 Sayılı Karar’ın yürürlüğe girdiği 13 Eylül 2018 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılacak ve istisna kapsamında yer almayan sözleşme bedellerinin TL olarak belirlenmesi gerekirken, hâlihazırda yürürlükte olan sözleşmelerde yer alan döviz cinsinden bedellerin 13 Eylül 2018 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu süre dolmuş olduğundan, bu tarihten sonra yapılabilecek olası teftiş ve incelemelerde herhangi bir yaptırıma maruz kalmamak adına gerekli adımların hızlı şekilde atılması gerekecektir.

 

Tebliğ ile 85 Sayılı Karar’ın yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen sözleşmelerin hangi kurdan TL cinsine çevrileceği konusuna da açıklık getirilmiştir. Buna göre, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenen sözleşme bedellerinin yeniden belirlenmesinde taraflar arasında mutabakata varılamaması halinde; Merkez Bankasının 2 Ocak 2018 tarihinde belirlediği efektif satış kurunun bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirleneceği belirtilmiştir.

Ayrıca; ilgili Tebliğ uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişilerin tespitinde, Türkiye’de yerleşik durumdaki kişilerin yurtdışındaki şube, irtibat bürosu, temsilcilik, yönettiği fonlar ve yüzde elli ve üzerinde pay sahibi olduğu şirketlerin de Türkiye’de yerleşik olarak kabul edildiğini ve söz konusu yasak kapsamında kaldıklarını belirtmek gerekir.

Her ne kadar ilgili Tebliğ kapsamında, yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirketlerin  taraf olduğu sözleşmelerin bir kısmına ilişkin istisna getirilmiş olsa da, bu sözleşmeler kısıtlı bir şekilde sayıldığından, bu şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu ve şirketlerin akdettiği tüm sözleşmelerin istisna kapsamına girdiğini değerlendirmek yanlış olacaktır.

Tüm bu nedenlerle; şirketlerin ve gerçek kişilerin akdettiği ve/veya akdedeceği sözleşmelerin söz konusu Tebliğ kapsamına yer alıp almadığı değerlendirilirken bir uzmandan destek alınmasının ve bu kapsamda, gerekmesi halinde, yapılan sözleşme kurgularının buna göre revize edilmesinin önemli olduğunu değerlendiriyoruz. 

 

For English Version

http://www.kasaroglu.av.tr/en/what-are-the-exemptions-regulated-by-the-communique-on-the-protection-of-the-value-of-turkish-currency