ESER SAHİBİNİN MALİ HAKLARI 12 Ocak 2024

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) ile eser sahibinin, eser üzerindeki maddi ve manevi menfaatleri koruma altına alınmıştır. İlgili menfaatler manevi ve mali haklar başlığı altında kanun koyucu tarafından düzenlenmiştir. Manevi haklar FSEK’in 14 ila 17. maddelerinde düzenlenirken; mali haklar ise 20 ila 25. maddeleri arasında ve 45.maddede ele alınmıştır.

 

FSEK kapsamında eser sahibinin mali hakları aşağıdaki şekilde sayılabilir;

 

  • İşleme Hakkı
  • Çoğaltma Hakkı
  • Yayma Hakkı
  • Temsil Hakkı
  • İşaret, Ses ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı
  • Pay ve Takip Hakkı

 

Mali haklar, eser sahibinin kendisine tanınan, eserden ekonomik olarak yararlanma ve bunun şeklini tayin etme imkânı veren ve 3. kişilerin bu şekilde yarar sağlamasının önüne geçmesini sağlayan haklardır.

 

FSEK madde 20 uyarınca henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekilde ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, kanunda mali hak olarak gösterilen yukarıdaki haklardan ibarettir ve mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan bir tanesinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez. Ayrıca eser sahibi mali haklarını FSEK madde 48 uyarınca süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebileceği gibi sadece hakların kullanma yetkisini de bir başkasına bırakabilir.

 

  1. İşleme Hakkı

 

Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı FSEK madde 31 ve madde 34’de görülen istisnalar dışında münhasıran eser sahibine aittir. Örneğin bir romanın beyaz perdeye aktarılması ya da bir şiirin şarkıya dönüştürülmesi işleme hakkı kapsamındadır. Bir eseri işlemek isteyen kişi eser sahibinin iznini almak zorundadır.

 

  1. Çoğaltma Hakkı

 

Çoğaltma, eserin aynen tekrarlanmasını ve maddi bir varlık olarak tekrarlanacak şekilde tecessüm etmesini (nesneleştirme) sağlayan teknik bir işlemdir. Bu işlem, yani nesneleştirme bazen baskı ve fotoğraf çekme yolu ile, bazen plağa, diskete, banda ya da işaretin, sesin, görüntünün tekrarına ve taşınmasına yarayan bir araca (ekrana, bilgisayara, internete) kayıt edilerek, biçimlendirilerek veya kalıplara (rölyefler, heykelcikler) dökülerek sağlanabilir. Bu anlamda eserin ana veya yan bilgisayara geçirilmesi (uploading, downloading) geçirilmesi bir eserdeki figürün animasyon yoluyla TV kanalına aktarılması dâhil her türlü dijital depolama ve gönderme; bir fotoğraf eserini kitap kapağına, bir haritayı davetiyeye, bir motifi broşüre, bir şiiri ilanlara, bir şarkı güftesini reklamlara koyma, bir sanat eserinin fotoğrafını çekip dostlara yılbaşı tebriki olarak yollama çoğaltmadır (1). Dolayısıyla eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

 

  1. Yayma Hakkı

 

Yayma, çoğaltılmış bir eserin herhangi bir şekilde ticarete sunulması halidir. Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

 

  1. Temsil Hakkı

 

Bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Görüldüğü üzere bu sayım sınırlı değildir. Eserin temsilini yapıldığı mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.

 

  1. İşaret, Ses ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı

 

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını; radyo, televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

 

Örneğin; özel bir TV kanalının bir şarkı veya konser, bale gibi bir eseri kendi kanalında umuma iletmesi bu hakkın kapsamındadır. Eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının da telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda esere erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklama hakkı da eser sahibine aittir.

 

Madde metninde iletim araçları sınırlandırılmamış olup internet de bir iletim ve yayın aracı olarak kabul edilebilir. FSEK’in 25. maddesinin son fıkrası uyarınca umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtımı ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez. Dolayısıyla eğer bir kişi eserin umuma iletim hakkına sahipse, bu hakkın kullanımı, eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmeyecektir.

 

  1. Pay ve Takip Hakkı

 

Mimari eserler hariç olmak üzere, FSEK madde 45/1’de sayılan eserlerin eser sahibi veya mirasçıları tarafından bir defa satıldıktan sonra, koruma süresi içinde, bir sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağaza veya başka şekillerde satış konusu olarak el değiştirdikçe, bu satış bedeli ile bir önceki satış bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde, her satışta, satışı gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişi, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, ölmüşse de miras hükümlerine göre ikinci dereceye kadar (ve bu derece dâhil) yasal mirasçılarına ve eşine, bunlar da yoksa ilgili alan meslek birliğine Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ödemekle yükümlüdür. Dolayısıyla bu hak eser sahibini, eserin ilk satışından sonra mali yönden korur ve eser sahibinin, eserde oluşan fazla değerden yararlanmasını sağlar.

Kaynakça

1-Tekinalp, Ü. (2005). Fikri Mülkiyet Hukuku. İstanbul : Arıkan.