TEK SATICILIK SÖZLEŞMESİ VE KAPSAMI NEDİR? 10 Haziran 2021
- Genel Olarak Tek Satıcılık Sözleşmesi
Tek satıcılık sözleşmesi, bir üretici/yapımcının üretmiş olduğu malların belirli bir coğrafi bölgede satılması için tek bir satıcıyla yapılan atipik bir sözleşmedir. Uygulamada tek satıcılık sözleşmesi yerine “bayilik sözleşmesi” veya “distribütörlük sözleşmesi” gibi ifadeler de yer almaktadır. Bu çerçevede tek satıcılık sözleşmesi, üretici ve tek satıcı arasında yapılan çerçeve niteliğinde ve süreklilik unsuru ihtiva eden bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyle üretici, üretim konusu malları tek satıcıya gönderme yükümlülüğüne girerken tek satıcı ise söz konusu malları kendi adına ve hesabına satmak suretiyle malların ilgili coğrafi bölgedeki pazarlama ve sürümünü artırma yükümlülüğü altına girer. Bu yükümlülükler hususunda Yargıtay’ın kararında belirttiği tanımlamasına başvurmak faydalı olacaktır. Buna göre, “…tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, bu sözleşmeyle yapımcı, ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir.”[1]
Yukarıdaki açıklamalardan görüldüğü üzere tek satıcılık sözleşmesi birden fazla unsur barındırmakla birlikte en ayırt edici özelliği, tek satıcıya belirlenen coğrafyada tekel olarak yer alma imkânını sağlamasıdır. Son olarak tek satıcılık sözleşmesinin niteliği itibariyle somut olaya göre farklılık gösterebilecek ihtiva ettiği unsurların taraflarca ihlalinin Borçlar Hukuku’nun sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir.
- Tek Satıcılık Sözleşmesinin Unsurları
Tek satıcılık sözleşmesi bünyesinde farklı sözleşmelerin unsurlarını ihtiva etmektedir. Bu unsurlara sözleşmenin tanımlanmasından da yola çıkılarak ulaşılabilir.
- Süreklilik Unsuru
Bu unsur çerçevesinde üretici ve tek satıcı arasında birden fazla satış sözleşmesi kurulmuş olacaktır. Buna göre üretici ve tek satıcı arasındaki ilişkinin sürekliliği söz konusuyken sözleşme niteliği itibariyle gelecekteki satış sözleşmeleri için de çerçeve koşulları oluşturmuş olur. Bu şekilde birden fazla satış ilişkisinin varlığı söz konusu olacaktır.
Ayrıca tek satıcı, üreticinin mallarının satımını sürekli olarak gerçekleştirme yükümlülüğü altına girmiş olur. Bu doğrultuda ilgili ürünün sürümünün artırılması ve pazarlanması yükümlülüğü de sürekli bir nitelik kazanmış olur.
Süreklilik unsuru kapsamına dahil edilen bu iki hususun tek satıcı sözleşmesini ayırt edici nitelikte olduğu göz önüne alındığından ve süreklilik unsurunun eksikliği halinde yukarıdaki hususların anlamlarını kaybedecekleri düşünüldüğünde süreklilik unsurunu tek satıcı sözleşmesinin esaslı unsuru olarak düşünmek gerekir.
- Kendi Nam ve Hesabına Hareket Etme Unsuru
Bu unsur tek satıcı bakımından kendini göstermektedir. Buna göre tek satıcı, satın almış olduğu malları tüketicilere satma konusunda bütün riski üstlenmekle beraber kendi nam ve hesabına satış işlemini gerçekleştirmektedir. Burada üreticinin bizzat tüketicilerle satış ilişkisine girmemesi ve tek satıcının mali yönden bağımsız olmak suretiyle kendi nam ve hesabına satış işlemini gerçekleştirmesi söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında tek satıcının üreticinin temsilcisi sıfatına haiz olduğu düşüncesi yanlış olacaktır.
- Tek Satıcıya Tekel Olma İmkânı Tanınması Unsuru
Tek satıcılık sözleşmesindeki ayırt edici unsurlardan biri olan tekel hakkı; zaman yer ve satım konusu mal açısından değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. Bu hususlar açısından gerekli sınırlandırılmaların yapılmaması halinde tarafların tek satıcılık sözleşmesiyle elde etmiş olduğu ekonomik menfaatler zarara uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olacaktır.
Bu hususlar göz önüne alınarak eğer sözleşme kapsamında tek bir üreticiden satın alma hususu kararlaştırılmış ise tek satıcının satım konusu malları sözleşmeye taraf olan üretici haricinde başka bir sağlayıcıdan alması mümkün olmayacaktır. Bununla paralel olarak tek satıcının belirtilen yükümlülüğe uyması, satım konusu mal ile rekabet edecek başka bir malın satımı konusunda tek satıcı için bir engel oluşturur. Bu hususa paralel olarak üreticinin de tek satıcıya satım yapmaksızın satım konusu malları doğrudan tüketiciye satması ihtimali ortadan kalkmaktadır. Sözleşmede tek satıcının tek elden satın alma yükümlülüğü, münhasır satış hakkıyla birlikte bulunması mümkündür. Münhasır satış hakkı ise üreticinin sözleşme hükümleri gereğince edindiği yükümlülük doğrultusunda belirlenen coğrafyada tek satıcı dışındaki üçüncü kişilere satım konusu malın satışının yasaklanması suretiyle vuku bulabilir. Bu doğrultuda tek satıcının tekel imkânı önemli ölçüde kendini göstermektedir.
Tek satıcının sürümü artırma yükümlülüğünü süreklilik unsuru kapsamında belirli bir zamana yayılı olarak gerçekleştirmesi söz konusu olacağından tekel imkânının aynı şekilde bu süreye yayılacağı kanısına varmak da yanlış olmayacaktır.
- Tek Satıcının Pazarlama ve Sürüm Artırma Yükümlülüğü
Bu unsur tek satıcılık sözleşmesinin ayırt edici özelliklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre tek satıcıya tekel olma imkânı sağlayan üretici, sağladığı bu imkânın karşılıklarından biri olarak satım konusu malın belirlenen coğrafi bölge ve zaman sınırları içerisinde pazarlama ve satış sürümünün artırılması faydasını edinmesi gerekir. Başka bir deyişle, tek satıcı elde ettiği tekel olma imkânına karşılık olarak satım konusu malın pazarlama ve satış sürümünün artırılması yükümlülüğünü üstlenmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde tek satıcının içinde bulunduğu piyasa gereğince özen ve titizlikle hareket etmesi ve piyasanın koşullarını uygun şekilde analiz etmek suretiyle bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekmektedir.
- Tarafların Hak ve Borçları
- Tek Satıcının Hak ve Borçları
Teslim Alma ve Satım Konusu Mal İçin Bedel Ödeme Borcu: Tek satıcı belirlenen coğrafi bölgede tekel hakkına haiz kişi olarak üreticiden satım konusu malı teslim alma ve teslim aldığı satım konusu mal için bedel ödemek borcu altındadır.
Pazarlama ve Sürümü Artırma Borcu: Tek satıcıya tekel olma hakkının verilmesi karşılığında satım konusu malın pazarlama ve sürümünün artırılması, üreticinin elde ettiği bir fayda olarak düşünülebilir. Yukarıda da bahsedildiği üzere sürümü artırma ve faaliyet borcu tek satıcının özen ve titizlikle gerçekleştirmesi gereken bir faaliyettir.
Müşteri Hizmetlerini Yerine Getirme Borcu: Üreticinin bizzat tüketiciyle satım ilişkisinde bulunmamasının bir neticesi olarak müşteri hizmetlerini yerine getirme yükümlülüğü bu bağlamda tek satıcıya aittir.
Yukarıda sayılan borçların yanı sıra tek satıcının sürekli edim sözleşmelerinde görülen yükümlülükleri de mevcut olacaktır. Bunlar; sadakat, bilgi verme, sır saklama, rekabet etmeme gibi yükümlülükler olarak karşımıza çıkabilir.
- Üreticinin Hak ve Borçları
Satım Konusu Mal Tesliminin Süreklilik Unsuruna Uygun Şekilde Düzenli Olarak Sağlanması: Tekel hakkı sahibi tek satıcının süreklilik unsuruna uygun şekilde üreticiden satım konusu mal ile ilgili olarak üreticiyle yapmak istediği satım sözleşmelerinin üretici tarafından kabulü ve ifası gerekmektedir. Zira süreklilik unsuru çerçevesinde ortaya koyulan süreçte tek satıcı ve üretici arasındaki birden fazla satım sözleşmesinin akdedilmesi ve ifası tek satıcılık sözleşmesinin niteliğini oluşturan hususlardan biridir.
Tek Satıcıya Karşı Sadakat ve Destek Gösterme Yükümlülüğü: Üreticinin tek satıcıya sağladığı tekel hakkının süreklilik unsuru çerçevesinde kullanılması tek satıcı ve üretici arasındaki güven ilişkisine dayanmaktadır. Bu kapsamda üreticinin bu tekel hakkını zedeleyecek faaliyetlerde bulunmaması tek satıcıya olan sadakat yükümlülüğünden doğmaktadır. Tek satıcının satım konusu malın pazarlama ve sürümünü artırma yükümlülüğü üreticinin elde edeceği bir menfaattir. Bu nedenle tek satıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmesinde üreticinin tek satıcıya karşı destek göstermesi gerekecektir. Bu bağlamda üreticinin satım konusu mal veya tek satıcıyla arasındaki hukuki ilişkiyle ilgili olarak sağlayabileceği belge ve bilgiler tek satıcıya gösterilecek destek kapsamında değerlendirilebilir.
Doğrudan Satış Yapmama Yükümlülüğü: Bu yükümlülük aynı zamanda tek satıcının tekel hakkını koruyan bir yükümlülüktür. Bu doğrultuda tüketiciyle satım ilişkisi kurma yetkisi yalnızca tek satıcıya verilmiş olup üreticinin tek satıcı dışında üçüncü kişiler vasıtasıyla tüketiciyle satım sözleşmesi kurma imkanı bulunmamaktadır.
Satım Konusu Malın Kalitesini Garanti Etme Yükümlülüğü: Üretici, tek satıcının satım konusu malı teslim alabileceği tek taraf olduğu için söz konusu malın kalitesinin gerekli nizamda tutulması üreticinin yükümlülüğündedir.
- Tek Satıcılık Sözleşmesinin Sona Ermesi
Sona erme hususunda önem arz edecek ilk değişken sözleşmenin süreli ya da süresiz olarak kararlaştırılmasıdır. Bu noktada süreli bir tek satıcılık sözleşmesi sürenin dolmasıyla sona erecektir. Fakat sözleşmenin taraflar için çekilmez hale gelmesi durumunda taraflar haklı fesih hakkını da kullanabilecektir.
Belirsiz süreli bir tek satıcılık sözleşmesinin sona erdirilmesi için ise olağan veya olağanüstü fesih hallerine başvurulabilecektir.
Sonuç olarak tek satıcılık sözleşmesinin yukarıda belirtilen herhangi bir hal ile sona ermesi durumunda sona ermeye kadar akdedilen satış sözleşmelerinin durumunda değişiklik olmayacaktır.
Taraflardan birinin ölümü, iflası yahut fiil ehliyetinin kaybı halinde yine sözleşme sona erecektir. Bununla beraber sona eren sözleşme ertesinde tek satıcı, üreticinin destekleme yükümlülüğü kapsamında egemenlik alanına dahil ettiği bilgi, belge ve malzemelerle birlikte elinde kalan satım konusu malları iade etmelidir. Sona erme ile birlikte tek satıcının üretici ile rekabet yasağı başlayacaktır.
- Tek Satıcılık Sözleşmesinin Rekabet Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Tek satıcılık sözleşmesinin tek satıcıya tekel hakkı sunması, rekabet hukuku açısından tekelleşme durumunun varlığına işaret ediyor gibi dursa da somut olay bazında değerlendirildiğinde tek satıcılık anlaşmalarının tek satıcının satım konusu malı tüketiciye ulaştırabilme kabiliyeti göz önüne alındığında tüketici açısından avantajlı bir durumun var olduğu görülmektedir.
Bu kapsamda, tek satıcılık sözleşmesinin belirli şartları sağlaması halinde rekabet hukuku kapsamında rekabeti bozan bir nitelik taşımadığı görülmektedir. Bu noktada değerlendirilmesi gereken iki önemli düzenleme olarak Dikey Anlaşmalara İlişkin Muafiyet Tebliği’nin 4. Maddesi ve Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyet Tebliği hükümleri göz önüne alındığında tek satıcılık sözleşmelerinin hangi koşullarda rekabete zarar veren niteliğe haiz olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.

